19 Mart 2010 Cuma

Uzaylı da olsa insan insandır…

district-9-poster

 

 

 

Yüzüklerin Efendisi Serisinin efsaneleşmiş yönetmeni Peter Jackson’ın yapımcılığında geçtiğimiz akademi ödüllerinde en iyi film dalında oskar adayı olan uzaylı mevzusuna yeni bir bakış getiren bir film DISTRICT 9(Yasak Bölge).Güney Afrikalı Neill Blomkamp’ın yönetmenliğini yaptığı ve Terri Tatchell ile beraber senaryolaştırdığı film son dönem bilimkurgu yapıtları arasında başarılı bir konumda yer alıyor.Kısaca konu hakkında bahsedecek olursak bundan 30 sene önce uzaylılar dünyayla ilk bağlantıları kurarlar ama aksine istila olmaz zira geldikleri gezegenden kaçan bir grup mültecidir bunlar.Hal böyle olunca ne yapacağını bilmeyen dünyalılar hep yaptığı gibi önce onları farklılaştırıp Bölge 9 adıyla kamplara yerleştirirler.Uzaylılar üzerindeki kontrol Multinational United(MNU) adıyla bir oluşuma verilir.Ama durduğu yerde rahat durmayan doyumsuz insanoğlu bu durumu uzaylıların yüksek teknolojisini çalmak adına kullanmak ister.Ama uzaylı silahlarını kullanmak için uzaylı DNA’sı gerekmektedir.Bunun için de uzaylılar üzerinde yasadışı deneyler yapmaktadırlar.Bir MNU çalışanı olan Wikus van der Merwe (Sharlto Copley) DNA'sını değiştiren gizemli bir virüsü kapınca, insanlar ve uzaylılar arasındaki tansiyon had safhaya gelir.

District-9-Wallpapers-Alien-Motherships-Guns-Helicopters-district-9-7039088-1920-1056Öncelikle filmle ilgili şunu belirtmek lazım.Bu bir uzaylı filmi değildir. Her ne kadar başrolde ucube ama bir o kadar çaresiz uzaylılar olsada yönetmen Neill Blomkamp çocukluğunda ülkesinde uygulanan APARTHEID (hollanda ya da fransız asıllı güney afrikalı kişilerin konuştuğuboer dilinde ayrımcılık anlamına gelir.) politikasının etkilerini görmek gerekir.Zira güney afrikalı siyahi halkın yerine uzaylı mültecilerin yer alıyor.Böylelikle sosyo-politik altyapısı ve  içerdiği bilimkurgu öğeleri sayesinde iki farklı filmmiş gibi irdelemek gerekir.Sosyal açıdan bakarsak  geçtiğimiz yüzyılda yaşanan büyük trajedilerden birisi güney afrika.Nelson Mandela’dan önce ülkenin temel politikası olan siyahlarla beyazlar arasındaki ayrımcılık politikasının sonucu olarak kurulan District 6 (Bölge 6) sefaletin diz boyu olduğu bir kamp.İlkin 1867 yılında "Altıncı Belediye Bölgesi"  adında kurulan yerleşim bölgesi genellikle siyahilerle ve hintli malay göçmenlerin yaşadığı bir bölge.1966 yılında beyazlara verilmek üzere binlerce vatandaşı Cape Town’ın dışında başka bir yere taşımak isterler ama bu geçiş çok sancılı olur ve yakın tarihte insanlık tarihine kara harflerle yazılan bir dram ortaya çıkar.Apartheid rejiminin 1993'te çökmesinden sonra, 2000 yılında onaylanan bir kanunla Altıncı Bölge'nin yeniden inşası ve eski sahiplerine geri verilmeye başlanması kararlaştırılıyor. 2004 tarihinde, apartheid rejiminin o çirkin kararı aldığı 1966'dan 38 yıl sonra Altıncı Bölge'nin esas sahipleri, nesiller boyu yaşadıkları mahallelerine yeniden kavuşmaya başlıyorlar.Daha ayrıntılı bilgi için;   Cape Town District 6 --- District 6 Museum

bscap0008

Yukarıda baktığımız sosyo açıdan bakarsak ayrı dramı uzaylılar da yaşıyor.Filmin bir yerinde bahsedildiği gibi gelen uzaylıların daha çok işçi olması ve teknolojik kaynakları yeterince kullanamaması yüzünden sürekli dünyalılar tarafından hor görülür ve bulundukları durumu sorgulamazlar,herşeyi kabul ederler.Bu yönüyle bile de bir sosyo-kültürel sınıf yapısına bir göndermedir.Ama içlerinde diğerlerinden farklı kafası çalışan lider ruhlu uzaylı Christopher birşeyleri değiştirmek ister ve kahramanımız Wikus ile yolları kesişir.

Sağlam sosyal ve felsefik altyapısının yanında görsel yanı da bir o kadar başarılı.Uzaylıların yaşadığı 9.Bölgenin kaotik yapısı uzaylıların çizimleri ile daha etkili hale geliyor.Ayrıc küçük bütçeli bağımsız bir yapım olduğundan Hollywood klişelerine rastlanılmıyor.Hollywood’un en büyük klişesi uzaylılar mutlaka Amerika’ya iner mantığı yok.Zira Güney Afrika’yı seçiyorlar.Ayrıca genellikle kötü ve istilacı olarak resmedilen uzaylı tasviri yok daha çok ezilen kesimdeler.Senaryosundaki ustalıklar sayesinde kahramanlar üzerinde iyi veya kötü olduklarına dair bir kanı oluşmuyor ve kafamızda bir yere oturtamıyoruz,böylelikle filmin sonuna kadar neler olacağı hakkında fikir yürütemiyoruz.Ve gerilim sürekli aynı tempoda korunmuş oluyor.Oyunculuklara gelirsek Sharlto Copley ilk sinema deneyimi olmasına rağmen uzaylılaşan Wikus karakterinin altından çok güzel kalkıyor.district9_3

Sonuç olarak uzaylılar üstünden bir konu olsa da temel noktasının farklılıklar üzerine kurulu filme tek mesaj hakim: “Sana benzemeyeni aşağılama,dışlama.” ….Anlayana tabi……

*
Share/Save/Bookmark