festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2016 Pazar

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri- Çöl, Toz Ve Rock’n’Roll


Canımız ciğerimiz, on bir festivalin sultanı İstanbul Film Festivali nihayet başladı. Havaların yavaşça ısınmaya başladığı, doğadaki renklerin daha bir canlandığı şu günlerde İstanbul da ayrı bir güzel oluyor. Şehrin en güzel zamanları festival zamanları kesinlikle. Film festivalleri olmasa bir Nijer, filmini hangi dağıtıcı, hangi salonda vizyona sokacaktı? O yüzden film festivalleri iyi ki varlar ve sinemaseverlerin kaliteli yapım açlıklarını bir nebze olsun dindirebiliyorlar.
Bu yılki programın Musikişinas bölümünde yer alan Nijer yapımı Akounak Tedalat Taha Tazoughair / Rain The Color Of Blue With a Little Red In It (2015) göze olduğu kadar kulağa da hitap eden güzel bir yapım. Adının Türkçe karşılığı‘İçinde Biraz Kırmızı Olan Mavi Renkte Yağmur’. Tuareg dilinde “mor” kelimesi olmadığı için Prince’in Purple Rain şarkısına bu şekilde bir atıfta bulunulmuş, çok da hoş olmuş. Filmden önce filmin ismine tav oldum diyebilirim. Filmin, senaryoyu da yazan başrol oyuncusu Mdou Moctar’a dair otobiyografik öğeler taşıdığını söyleyebiliriz.
Filmin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, ülkesinin geleneksel müziğine kendi yorumunu katarak farklı bir ‘sound’ yakalayan Mdou Moctar yeni bir kasabaya çalışma ümidiyle gelir. Çöl hayatının imkânsızlıkları içinde hem yaşam mücadelesi verirken hem de sanatını ileri boyuta taşımaya çalışır. Mor motosikleti ve elektrogitarıyla farklı bir tarz çizen Moctar, yabancılığının da getirdiği gizem ile birden kasabanın en merak edilen kişisi olur ve tüm dikkatler üzerine toplanır. Elektrogitarı ile kendi geliştirdiği müzikal yorumlarla sevenleri artar. Tabii duygusal anlamda da kasabanın kızları bu gizemli yabancıya kayıtsız kalmaz.  Ancak tüm bu ilginin yanı sıra kasabanın diğer müzisyenlerinin kendisine karşı antipati beslemeye başlamaları uzun sürmez.
Yeni ortamına uyum sağlamaya çalışan Moctar, bir yandan dış etkenlerle karşılaşırken diğer yandan ailesi tarafından beklediği desteği göremez. Özellikle babası gitar çalanların uyuşturucu ve alkol batağına saplanacağı önyargısıyla kendince oğlunu korumak ister. İster Nijer’de olsun ister dünyanın başka bir coğrafyasında, ebeveynlerin önyargılarla çocuklarına bu tür engeller koyması demek ki kültürler üstü bir durum. Tüm bu engellemelere karşı tutkusundan vazgeçmeyen Moctar, yeni tanıştığı kişilerle müzik yapmaya başlar, evde ise odasında gizli gizli gitar çalmaya devam eder. Tâ ki babasının gitarını bulup yakmasına kadar. Benim gibi Squier sahibi Moctar ile bu sahnede aynı duyguları paylaştığımı söyleyebilirim. Rakip müzisyenlerin psikolojik baskıların artması bir yana yaşadığı bu olay, ruhsal olarak motivasyonunu düşürse de filmin sonuna doğru gerekli olacak sanatsal yaratım için de katalizör görevi görecektir.
Perdeye yansıyan toz yüklü çöl görüntüsünün aksine insanın içini ısıtan, mor renkli elektrogitarla seyircinin gözünü şenlendiren film, esas gücünü insanın kulağının pasını silen müziklerinden alıyor. Özellikle elektrogitar sesine hayran olanların izlemekten çok, dinlemekten keyif alacakları bir yapım. Filmin tadı damağımda kalan diyenler için de güzel bir haber: Filmin başrol oyuncusu Mdou Moctar ve Moctar´ın bağlı olduğu plak şirketi Sahel Sounds´un kurucusu ve film yönetmeni Christopher Kirkley festival kapsamında 9 Nisan´da Salon´da bir konser verecek.
*
Share/Save/Bookmark

5 Mart 2015 Perşembe

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali


13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali
programı ve altın bamya adayları açıklandı

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin bu yılki programı ve Altın Bamya adayları bugün, saat 13:00'te, Rampa Tiyatro'da yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl "Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması" temasıyla düzenlenecek olan festival 13 Mart'ta, İstanbul’da başlayacak

12 yıl önce "Kadınlar Sinema Yapıyor" diye başlayan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin bu yıl ki programı ve Altın Bamya adayları bugün, saat 13:00'te, Rampa Tiyatro'da yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl "Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması" temasıyla düzenlenecek olan festival 13 Mart'ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, 6 ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart'ta Denizli'de, 4-5 Nisan'da Muğla-Bodrum'da, 11-12 Nisan'da Diyarbakır'da, 18-19 Nisan'da Adana'da, 25-26 Nisan'da İzmir'de olacak.

Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Filmmor Kadın Filmleri Festivali Koordinatörü Melek Özman, "Dünyanın her yerinde kadınlara karşı küresel bir saldırı söz konusu. Ancak kadınların küresel direnişi de var ve biz bu direnişe dikkat çekmek istedik. Hala kadına yönelik şiddeti 3. sayfalardan, dizilerden görüyoruz ama buralarda kadının direnişini göremiyoruz. İşte bu festivalde kadınların direnişini göreceğiz" dedi.

Festival yürüyüşle başlayacak
13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 film gösterileceğini belirten Festival Koordinatörü Ülkü Songül festival programı hakkında şu bilgileri verdi: "Bu yıl Hindistan'dan Meksika'ya çeşitli ülkelerden filmler göstereceğiz. Filmlerin 17'si Türkiye'den. Festivalden elde edeceğimiz geliri Şengal ve Kobane kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktaracağımız için sade bir açılış yapacağız. Festival yürüyüşü 13 Mart'ta Galatasaray'dan başlayıp Pera Müzesi'nde son bulacak."

Pera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Üç yıldır, hem film çözümleri hem de film üretiminde kadının temsili, toplumsal cinsiyet ve eşitlik, pozitif ayrımcılık gibi konularda atölye çalışmaları yapan Bağımsız Kadın İnsiyatifi'nin ilk filmi olan Arkadaşımı Merak Ediyorum, Gezi Direnişi’nden sonra İzmir’de tutuklanan kadın direnişçilerle dayanışma amacıyla yürüttükleri kampanyayı anlatıyor.
 
25 Ülkeden 61 Film
Festival kapsamında İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında, 25 ülkeden 61 film gösterilecek. Filmler 'Kadınların Sineması', 'Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi', 'Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi', 'Kendine Ait Bir Cüzdan', 'Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler' ve 'Bedenimiz Bizimdir' adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975'ten bu bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern'de yapılacak.

Atölye, forum, söyleşi ve diğer etkinlikler
Festivale katılanlar sadece film izlemeyecek aynı zamanda forumlara, söyleşilere, atölyelere de katılabilecek. Bu etkinliklerden biri Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması Forumu. Forum 22 Mart Pazartesi günü, saat 19:00'da, Rampa Tiyatro'da yapılacak.

Festival kapsamında ayrıca Kaleydoskop Atölyesi, Türkiye ve Türkiye dışından direniş deneyimleri filmlere konu olan kadınların katılacağı atölye-söyleşiler gibi çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilecek. Festival izleyicileri her yıl olduğu gibi bu yıl da filmlerini izledikleri yönetmenlerle bir araya gelerek söyleşi yapma şansı yakalayacak. Konusu kadın olan ve erkek yönetmenler tarafından yapılan filmlere kadınların bakışını ortaya çıkarmak ve yönetmeniyle tartışmak üzere yapılan Kaleydoskop Atölyesi'ne bu yıl Sesime Gel filmiyle Hüseyin Karabey konuk olacak. 19 Mart'ta, Rampa Tiyatro'da yapılacak atölye 19:00'da başlayacak.

7'inci kez Altın Bamya verilecek
Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Türkiye Sineması'ndaki erkek egemen bakışa, öykü ve görselliğin bu bakışla kurulmasına, kadınların bu bakışla temsil edilmesine bir karşı duruş olarak ortaya çıkan Altın Bamya Ödülleri sinemada cinsiyetçi bakış ve klişelerin sona erdirilmesi, gelecek yıllarda ödül verilecek film bulunamaması dileğiyle dağıtılacak.

7'inci kez düzenlenecek olan törende Türkiye Sineması'nın 100. Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. "Altın Bamya bundan 7 yıl önce Türkiye Sineması'ndaki cinsiyetçi kalıplarla mücadele etmenin bir aracı olarak ortaya çıktı. 100 yılı tararken ne kadar yorulduğumuzu, eğlendiğimizi, aynı zamanda ne kadar öfkelendiğimizi tahmin edemezsiniz" diyen Altım Bamya Akademisi'nden Hülya Uğur Tanrıöver kategorileri şöyle açıkladı: "100 Yılın Bamyası Ödülleri'nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karaketerler. Bu ödülleri sanatçının kendisine ve oyunculuğuna değil, canlandırdığı karaktere veriyoruz. Bir de ödüle doyamayan yönetmenlerimiz ve senaristlerimiz var. Senaryo dalı adayları Sözde Kızlar, Acı Hayat ve Ah Müjgan Ah, film kategorisi adayları ise Canlı Hedef, Kilink serisi ve Ölünceye Kadar."

Altın Bamya Akademisi'nin bu yıl dağıtacağı Altın Bamya'lar bununla sınırlı kalmayacak. Jüri Özel-Tek Taşlı Bamya Ödülü, Jüri Özel-103,5 / Yüz Üç Buçuk Bamya-Homofobi Ödülü, Jüri Özel-Eşek Arısı-Cinsiyetçi Dil Ödülü de verilecek. Ayrıca Türkiye'de bir dönem erkek kuşakların cinselliğe ve cinsiyete dair hal ve tavırlarına esin kaynağı olan tüm Seks Filmleri ise Jüri Özel-100 Bamya Turşusu Ödülü ile ödüllendirilecek.

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali
13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali programına www.filmmor.org adresinden ulaşılabilir.


7. Altın Bamya / 100 Yılın Bamyası Ödülleri kategori ve adayları:
1. Erkek Karakter:
- Tecavüzcü Coşkun
- Tarkan
- Recep İvedik
2. Kadın Karakter:
- Kezban
- Afrodit
- Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler
3. Senaryo:
- Sözde Kızlar
- Acı Hayat
- Ah Müjgan Ah
4. Film:
- Canlı Hedef
- Kilink Serisi
- Ölünceye Kadar
5. Jüri Özel Ödülleri:
- 103,5 / Yüz Üç Buçuk Bamya – Homofobi Ödülü:  Kolpaçino Serisi
- 100 Bamya Turşusu Ödülü :  Tüm Seks Filmleri
- Eşek Arısı – Cinsiyetçi Dil Ödülü : Yusuf Yusuf

Açılış Programı:
Festival Yürüyüşü: 13 Mart Cuma, saat 19:00, Galatasaray Meydanı-Pera Müzesi
Festival Açılışı: 13 Mart Cuma, saat 20:00, Pera Müzesi
Açılış Filmi: 13 Mart Cuma, saat 20:30, Pera Müzesi
Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması Forumu
22 Mart Pazartesi, saat 19:00, Rampa Tiyatro
Kaleydoskop Atölyesi / Sesime Gel filmi ile Hüseyin Karabey
19 Mart Perşembe, saat 19:00, Rampa Tiyatro


Festival Mekanları:
İstanbul: 13-22 Mart / İstanbul Modern, Pera Müzesi, Rampa Tiyatro
Denizli: 28-29 Mart / TMMOB- Makine Mühendisleri Odası
Muğla-Bodrum: 4-5 Nisan / CineMarine Sinemaları
Diyarbakır: 11-12 Nisan / Cegerxwin Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi
Adana: 18-19 Nisan / Seyhan Kültür Merkezi
İzmir: 25-26 Nisan / İzmir Fransız Kültür Merkezi

Altın Bamya Akademisi www.altinbamya.org / medya@filmmor.com
Festival web sitesi: www.filmmor.org
Facebook: http://www.facebook.com/Filmmor *
Share/Save/Bookmark

5 Nisan 2011 Salı

Haydi festivale Bir iki

Bilet bulma telaşında festivalden kapabildiklerim.Son derece ilginç işlerden olan bu ikisi katıldıkları diğer festivallerden övgülerle dönmüş iki yapım.Merakla beklemekteyim.Özellikle Genesis ve Lady Jaye'nin şarkısını..

*******
EKİM(OCTUBRE)
Yönetmenler: Daniel Vega & Diego Vega
Oyuncular: Bruno Odar, Gabriela Velásquez, Carlos Gasols
Peru-İspanya-Venezüella / 2010 / 35 mm / Renkli / 83’
İspanyolca; İngilizce ve Türkçe altyazılı
2010 Cannes Belirli Bir Bakış: Jüri Özel Ödülü
Ekim, Peru’nun başkenti Lima’da şehrin koruyucu azizi Mucizeler Efendisi’nin törenlerle anıldığı mor aydır. Clemente de bu ayda bir mucizenin kahramanı oluverir. Tefecilik yaparak son derece sessiz ve mütevazı bir hayat süren Clemente’in hiçbir duygusal ya da kişisel bağı yoktur. Bir gün, tıpkı mucizelerin birdenbire gerçekleşmesi gibi, kapısına bırakılmış bir bebek bulur. Bu beklenmedik durum üzerine sadık müşterisi Sofia’yı bebeğe bakması için işe alır ve bütün şehirde fellik fellik bebeğin annesi olan fahişeyi aramaya başlar.



GENESİS VE LADY JAYE'NİN ŞARKISI
Yönetmen: Marie Losier
ABD-Fransa / 2011 / DigiBeta / Renkli / 75’
İngilizce; Türkçe altyazılı
 2011 Berlin En İyi Belgesel-Teddy Ödülü 
Punk öncesi ve punk sonrası dönemler arasında bir köprü olan Genesis P-Orridge, otuz yıldan uzun zaman müzik, güzel sanatlar ve sinema dünyasında etkili ve yenilikçi bir figür olageldi. Şimdi efsanevi kabul edilen Throbbing Gristle ve Psychic TV gibi performans rock gruplarının kurucusu; aynı zamanda cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirerek biyolojinin sınırlarına da meydan okuyarak on beş yıl boyunca karısı ve sanat partneri olan aşkı Lady Jaye’e benzemek için kadın oldu. Bu film değişim, kimlik, toplumsal cinsiyet politikaları ve sanatsal adanmışlığı ele alan sıra dışı bir aşk hikâyesi.

*
Share/Save/Bookmark

3 Nisan 2011 Pazar

Arkadaşınız bunu beğendi

Popüler olanın en iyi şekilde kullanılarak farkındalık yaratmak adına çok güzel bir örnek. Yerel bir korku filmleri festivalinin afişi..Valla açıkcası ben beğendim:)

*
Share/Save/Bookmark

14 Haziran 2010 Pazartesi

İstanbul Belgesele Doyacak

Sarajevo_cat2

Bu sene üçüncüsü düzenlenecek İstanbul Belgesel Günleri yine diğer senelerde olduğu gibi 35 ülkeden 120’den fazla belgeseli belgeselseverlerle buluşturuyor.22 Haziran’da başlayacak belgesel günleri 27 Hazirana kadar devam edecek.Belgesel sinemacılığı adına çok güzel yapıtları belgeselseverlerle buluşturmayı amaç edinen Documentarist,hem sinemanın kurguyla birleşen hayal dünyasını bilimin gerçekleri ile çok iyi harmanlayan belgesel sinemacılığı umarım günün birinde sinemalarda ve ya televizyon kanallarında hakettiği yeri bulur.Televizyon kanallarında ceza için değil ödül için yayınlatıldığı bir Türkiye şüphesiz ki medeniyet yarışında en önlere çıkacaktır.

Belgesel günlerine gelecek olursak festivale dair birkaç bilgi;

DOCUMENTARIST - İstanbul Belgesel Günleri'nin üçüncüsü, 22-27 Haziran 2010'da kapsamlı bir programla ve zengin bir yan etkinlik programıyla birlikte gerçekleşiyor. Belgesel dünyasından önemli konukların ağırlanacağı festivalde, son dönemde dünya festivallerinde ödüller kazanmış bir çok önemli belgesel ilk kez İstanbul'a uğrayacak.Festivalin bu seneki tematik bölümleri, dünyanın doğal kaynaklarının tükenişine dair filmlerin yer aldığı Kapitalizm Çıkmazı, sinemacıların kent yaşamına özellikle de metropollere bakışını yansıtan Kent ve Sinema, dünyanın en sorunlu bölgesinin kangren olmuş sorunlarına odaklanan Ortadoğu'nun Fay Hattı: Filistin-İsrail, sırf kadın olmaktan kaynaklanan sorunların irdelendiği Kadınlık Halleri gibi başlıklardan oluşuyor.

MERCEK ALTINDA: BALKANLAR

Yunanistan, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan, Kosova, Bulgaristan ve Romanya'dan 15 filmin yer aldığı Balkanlar bölümüne, bu ülkelerden sektör temsilcilerinin katılacağı ve deneyimlerini aktaracağı bir panel de eşlik edecek. Panelde bölgedeki belgeselcilerin sorunları masaya yatırılırken, Türkiye'deki meslektaşları ile olası işbirliği imkanları tartışılacak. Konuk konuşmacılar arasında Selanik Belgesel Festivali'nin kurucusu ve direktörü olan, kısa bir süre önce Selanik Film Festivali'nin yönetmenliğine de atanan Dimitri Eipides, Saraybosna Film Festivali danışmanlarından Rada Sesic, Balkan Belgesel Merkezi'nden Martichka Bozhilova, Kosova'daki DokuFest Belgesel Film Festivali yöneticisi Veton Nurkollari ile Romanya'dan yönetmen Diana Deleanu yer alıyor.

100614Doc2010-1.standard100614Doc2010-3.standard

KENTE BİR FİLM GELMİŞ!

DOCUMENTARIST'in bu yılki ana bölümlerinden biri de kentlere ayrıldı. Kent yaşamına ve sorunlarına dair filmlerin yer aldığı Kent ve Sinema başlıklı seçkide, Mumbay, Kahire, Şangay ve Bogota üzerine gerçekleştirilmiş dört belgeselden oluşan Danimarka yapımı 'Citites on Speed' serisi gibi yeni yapımların yanısıra, Jean Vigo, Krzysztof Kieslowski, Alain Resnais, Walter Ruttman, Johan van der Keuken gibi ustaların gölgede kalmış yapıtları da bulunuyor. Walter Ruttman’ın 1927 tarihli başyapıtı “Berlin, Bir Şehir Senfonisi” (Berlin: Die Sinfonie der Großstadt, 1927), Krzysztof Kieslowski’nin erken dönem filmlerinden “Lodz Kentinden” (Z miasta Lodzi, 1968), Jean Vigo'nun ilk filmi “Nice Hakkında” (A propos de Nice, 1930), Alais Resnais ve Robert Hessens'in “Guernica” (1950) ile Johan van der Keuken’in destansı filmi “Amsterdam Küresel Köyü” (Amsterdam Global Village, 1996) adlı yapıtları seçkideki klasikler arasında.

SİNEMA USTALARI, SİYAD SEÇKİSİ, İPŞİROĞLU ve ÖTESİ

DOCUMENTARİST 2010 programında üç büyük yönetmene dair birer çarpıcı belgesel de var: “Andrzej Wajda: Haydi Çekelim!” (A. Wajda: Let's Shoot!) “Katyn” filminin set arkasını anlatırken ünlü ustanın dünyasına bir yolculuk yaptırıyor. İsviçreli usta yönetmenin hayatını anlatan “Daniel Schmid: Düşünen Kedi” (Daniel Schmid – Le chat qui pense) seyircide hayli duygusal bir iz birakırken, David Lynch'in izini süren ve sonradan yönetmenin şimşeklerini üzerine çeken “David Uçmak İstiyor” (David Wants to Fly) ise epeyce sansasyonel bir etki yaratacak.

ALTI MEKANDA GÖSTERİM

Kısacası, 22-27 Haziran haftasında belgeselin kalbi İstanbul'da atacak. Son dakika sürprizleri, panel, atölye ve söyleşi gibi yan etkinlikleri ile zenginleşecek olan DOCUMENTARIST'te filmler Pera Müzesi Oditoryumu, Fransız Kültür Merkezi, Akbank Sanat, Dutch Chapel, Tütün Deposu ve Sismanoglio Megaro (Yunanistan Konsolosluğu'nun İstiklal Caddesi üzerindeki yeni binası) salonu olmak üzere 6 mekanda gösterilecek.

Ana sponsoru bulunmayan ve T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Ajansı'ndan bu sene de destek alamayan DOCUMENTARIST, Avrasya Sanat Kolektifi'nin (ASK) organizasyonu olarak büyük ölçüde konsoloslukların ve gönüllülerin desteğiyle gerçekleşiyor.

Biletler My Bilet'ten ve etkinlik haftasında salon girişlerinden temin edilebilir.

Bilet fiyatları: 4 TL….”

….Etkinliğin resmi internet sitesinden alıntıdır…..

Detaylı bilgi için http://www.documentarist.org/2010/fest/home.html

*
Share/Save/Bookmark

9 Mayıs 2010 Pazar

Festival Hekate’nin Şarkısıyla Açılıyor

İKSV’nin düzenlediği 17.İstanbul Tiyatro Festivali 10 Mayısta Shakespeare’ in Macbeth oyunun üzerine gerçekleştirilmiş bir müzikal uyarlama olan Hekate’ nin Şarkısı ile perdelerini açıyor.Genel olaraak 18 ayrı mekanda 90 gösterinin yanı sıra ünlü konukların katılacağı söyleşiler ve atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.10 Hazirana kadar sürecek olan festivalde göze çarpan oyunlardan biri de ünlü oyuncu John Malkovich’in oynadığı Şeytani komedya – John Malkovich’le Podiumartists 14 Mayıs Cuma günü Lütfi Kırdar Kongre Ve Sergi Sarayı’nda izleyiciyle buluşacak.Kaçırılmaması gereken bir fesival.

 100323tiyatrofestivali1

Festivalin açılışını yapan Hekate'nin Şarkısı 10 Mayıs'ta Cemal Reşit Rey'de, 28 ve 29 Mayıs'ta ise Caddebostan Kültür Merkezi'nde izlenebilir.

Şiirler: William Shakespeare
Çevirenler: Talat S. Halman, Sabahattin Eyüboğlu, Can Yücel
Müzik ve Proje: Selim Atakan
Yöneten: Engin Alkan
Yapım: KRATER/Zeynep Özbatur Atakan
Oyuncular: Ayça Varlıer, Emre Çelik, Banu Kunt, Begüm Günceler, Bülent Tekakpınar
Dekor Tasarımı: Gamze Kuş
Kostüm Tasatımı: Duygu Türkekul
Işık Tasarımı: Murat İşçi
Proje Koordinatörü: Aslı Atasoy
Yönetmen Yardımcısı: Volkan Keleş
Asistanlar: Fatih Gençkal, Cansev Erdemir
Tanıtım Kostümleri: Mehtap Elaidi

100427hekate.widec

Diğer yapımlar ve program hakkında ayrıntılı bilgi için;

http://www.iksv.org/tiyatro/program.asp

*
Share/Save/Bookmark

4 Mayıs 2010 Salı

Festivaller Zamanı


100430işçifilmlerifestivali2.widec

Yazın yaklaşmasıyla birlikte insanın içindeki kış uykusundan uyanan sonsuz enerji Türkiye’nin dört bir yanında başlayacak sinema festivalleri ile doruğa ulaşacak.Yeni başlayan festivallerden bir kaçı;

Bu yıl beşincisi düzenlenecek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 1–9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, İzmir ve Ankara'da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek, daha sonra uzun bir Türkiye turuna çıkacak.İlk durak olarak da 8 Mayıs’ta Bolu’da, 19 Mayıs’ta Diyarbakır’da sinemaseverlerin karşısında olacak.Festivalin açılış töreni 2 Mayıs Pazar günü saat 19:00’da Beyoğlu Yeni Rüya Sineması’nda gerçekleştirildi. Törenden önce saat 18:00’de Taksim Tramvay durağında sanatçıların ve festival dostlarının katılacağı ‘Geleneksel Festival Yürüyüşü’ yapıldı.

Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi için festival sitesi;

http://www.iff.org.tr/

eskisehir

1-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Film Festivali, Anadolu Üniversitesi (AÜ) Sinema Anadolu'da gerçekleştirilen törenle açıldı.Törende, Cüneyt Arkın ile Zühal Olcay'a ''Onur Ödülü'', Hilmi Etikan ile Sadi Çilingir'e ''Sinemaya Emek Ödülleri'' verildi.Açılış filmi olarak da Fransız yönetmen Christian Carion’un The Farewell ''Elveda'' adlı filmi gösterildi.Ayrıntılı bilgi için;

http://eskfilmfest.anadolu.edu.tr/

*
Share/Save/Bookmark

22 Nisan 2010 Perşembe

Festival Afişi Diye Buna Denir vol II

Barselona uluslararası kısa film festivalinin tanıtım afişleri..Uzun metraj filmlerin mesanemize etkileri üzerinden böyle bir reklam stratejisi kurulması hem çok hoş ama bir o kadar da kışkırtıcı.Ben böyle bir durumu en son Avatar’da yaşamıştım.

MecalShortFilm1_thumb

MecalShortFilm2_thumb

*
Share/Save/Bookmark