kaynak : http://onedio.com/haber/10-enteresan-kare-ile-gemide-filmi-247983 *
20 Nisan 2014 Pazar
19 Nisan 2014 Cumartesi
33. Altın laleler dağıtıldı
Bu yıl 33.sü düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivalinin kazananları belli oldu.
İşte kazananlar;
- Altın lale En iyi film: Ben O değilim (yön:Tayfun Pirselimoğlu)
- Altın lale Uluslararası yarışma en iyi film: Blind (Körlük- yön:Eskil.Vogt)
- En iyi yönetmen: Onur Ünlü (İtirazım var)
- Jüri özel ödülü: Bir varmış bir yokmuş (Kazım Öz)
- En iyi kadın oyuncu: Vahide Perçin (Ayhan Hanım)
- En iyi erkek oyuncu: Serkan Keskin(İtirazım var)
- En iyi senaryo: Ben O değilim (Tayfun Pirselimoğlu)
- En iyi görüntü yönetmeni: Ahmet Sesigürgil (Silsile)
- En iyi kurgu: Reha Erdem (Şarkı söyleyen kadınlar)
- Seyfi Teoman ilk film ödülü: Nergis Hanım (yön:Görkem Şarkan)
- Fibresci Ulusal yarışma ödülü:He Bû Tune Bû / Bir Varmış Bir Yokmuş (Kazım Öz)
- Fibresci Uluslararası yarışma ödülü:20,000 Days on Earth / Dünyada 20.000 Gün (yön: Jane Pollard)
- Radikal gazetesi halk ödülü Ulusal yarışma : Sesime gel (Hüseyin Karabey)
- Radikal gazetesi halk ödülü Uluslararası yarışma: Tom a la ferme(Xavier Dolan)
- Sinema onur ödülü: Marin Karmitz, Giovanni Scognamillo
33. Altın laleler dağıtıldı
Bu Otel Başka Otel

Wes anderson'un büyülü hayal gücünden çıkmış diğer bütün filmlerinin alameti farikalarını taşıyan kelimenin tam anlamıyla görsel bir şölen Büyük Budapeşte Oteli. İstanbuldaki Londra oteli,Las Vegas'taki Paris Oteli gibi başka ülkelerdeki metropollere atıfta bulunan otel benzetmesiyle Doğu avrupanın hayali Zubrowka şehrinde kaplıca banyolarıyla ve entaresan tipleriyle meşhur Büyük Budapeste Oteli'inde hayatını işine adamış konsiyerj M. Gustave (Ralph Fiennes) ve filmin başında sahibi olarak tanıdığımız sonradan gençliği ile hikayemize dahil olan M. Moustafa (Murray Abraham) yani namı diğer Zero'yla beraber görsel bir maceraya çıkıyoruz.

Wes Anderson'u bilen bilir.Kadrajı kusursuz bir simetri içinde binbir renk ile doludur. Enteresan tiplerin enteresan hikayelerini konu alır.Hikaye kadar içinde geçtiği sahne de başroldedir. Artık alametifarikası sayılabilecek sinema anlayışıyla afişinin üstünde adının yazmasına gerek kalmayacak derece kendi ile özdeşleşmiştir.İş dünyasında da geçerlidir bu durum. Eğer bir firma logosundan adını çıkartacak kadar insanların aklında yer edinmişse o firma olmuştur artık. Aynı hesap Wes Anderson'un filmlerinde de geçerli artık. Her karesinin ayrı ayrı izlenmesi gerektiği gibi sahneler,kadrajlar akıp giderken mutkala birşeyleri tam yakalayamıyormuş hissine kapılıyor insan. İste bu yüzden filmleri art arda izlenebilecek ve asla bıktırmayacak cinsten.Film akarken rastgele bir sahnenin ortasından durdurun ve dakikalarca bakın, abartı yok sıkılmazsınız.
Filme girmeden hazırlıklı olmak gerek zira her karesinden bir ünlü fışkırabiliyor. Bir nevi amerikan bağımsız sinemasının all starı diyebiliriz.
Filme gelirsek 1985 yılında bir parkta elinde Büyük Budapeste Oteli kitabını okuyan kız ile karşılaşırız. Söz konusu kitabın yazarını canlandıran Tom Wilkinson kitabı yazmasına vesile olan egzantirik adam Mr. Moustafa (Murray Abraham) ile 1968 yılında genç haliyle (jude Law) tanışmasını ve ve otelin nasıl kendisine geçtiğine dair sohbetine tanıklık ederiz. İşte esas hikaye burada başlıyor ve 1932 yılından otelin en şaşaalı yıllarına gidiyoruz. Nevi şahsına münhasır otelin herşeyi Mr. Gustave H. (Ralph Fiennnes) ile tanışırız. Müşterilerini bir ev sahibi edasıyla ağırlayan her daim güzel kokan,jilet gibi giyinen Mr. Gustave ile yeni yetme bellboy Zero ile esas kahramanlarımızla tanışmış oluruz. Yaşlı ve zengin kadın misafirlerine biraz daha fazla özen gösteren özellikle yakın arkadaşlıklarından hoşlanan Gustave otelin hatırı sayılır müşterilerinden Madame D.(Tilda Swinton)'nin ölümüyle şoke olur. Vasiyetnamesinde çok değerli paha biçilemez Elma Tutan Çocuk tablosunu Gustave'a bırakan Madame D.'nin şüpheli ölümü ve tekinsiz oğlu Dmitri (Adrien Brody) ile amansız hafiyesi Jopling (Willem Dafoe) 'in tabloyu geri alma girişimleri kahramanlarımızı son derece absürt ama bir o kadar da komik bir kovalamayacaya sürükler.Bu kovalamaca sırasında perde ünlüler geçidine sahne olur. Madam D.'nin süpheli ölümünde kilit rolü olan aşçıbaşı Serge (Mathieu Amalric),otel sahibinin ve Madame D.'nin vasiyetinden sorumlu avukat Kovacs (Jeff Goldblum), uçuk hapishane tiplemesi Ludwig (Harvey Keitel), olayı araştıran subay Henckels (Edward Norton), yanağındaki garip doğum lekesiyle bile güzel pastacı yamağı Agatha (Saoirse Ronan), Madam'ın hizmetçisi Clotilde (Lea Seydoux), garip bir okadar da güçlü çapraz anahtar örgütünden hızır gibi yardıma koşan M.Ivan (Bill Murray), otelin diğer zaman dilimlerindeki çalışanları M.Chuck (Owen Wilson), M. Jean (Jason Schwartzman)..Ve bütün bu güçlü oyunlar karşısında hiç ezilmeyen Zero lakaplı göçmen lobby boy Tony Revolori. Tamamen karakterleri ile bütünleşen asla ticari bir hamle gibi algı yaratmayan oyuncu çeşitliliğiyle arka fondaki masalsı ambiyansa oyunculuk bolca görsel katkı sağlıyor.
İki dünya savaşı arasında Avrupa'nın kanlı kaosa sürükleneceği yıllarda bu denli insanın içini ısıtan, iyi hissetmesini sağlayan güzelliklerin merkezi Budapeşte Oteli'nin şatafatının sonu tıpkı o yıllardaki Avrupa'nın bütün kaideleri yerle bir edercesine değişmesini, açıkça Nazi Almanyasına ZZ armasıyla atıfta bulunan askerlerin oteli doldurmasıyla son bulmuş oluyor.Kelimenin tam anlamıyla hayatının ta kendisi olan oteli siyah üniformalarıyla askerlerin sarmış olduğu gören Gustave'ın deyişiyle bir daha oraya ayak basmayacağını söylemesi aslında otelin 30lu yıllardaki o şatafatlı günlerinin bitmiş olduğunu, Nazi tehdidinden sonra Doğu Avrupayı etkisi altına alan komünist estetiğin oteli nasıl değiştirdiğini tanık oluruz. Tabi bunu tersten olarak en başta gördüğümüz haliyle anlarız.
Ülkemizdeki galasını İstanbul film festivali ile yapan ve öncesinde Berlin film festivalinden büyük juri ödülüyle dönen Büyük Budapeste Oteli Wes Anderson filmografisinde hakkettiği yerde duracağı kesin. Diğer filmlerindeki kaliteyi koruyan ve çıtasını yükselten Anderson kesinlikle amerikan bağımsız sinemasına kat kat fazla geldiği aşikar. Daha çok avrupa sineması estetiğine yakın duran Anderson'un sonrasında gelecek filmlerini şimdiden merak ediyoruz. Her karesi sanatsal işçilikle dolu bu görsel şölenin bir değil birden fazla izlenmesini şiddetle tavsiye ederim.
Bu Otel Başka Otel
25 Mart 2014 Salı
Size Özel Bir Sigortacınız Olsun İster Miydiniz?
Generali Sigorta’nın reklamlarını bir süredir izliyordum. Önce eğlenceli olması dikkatimi çekti, sonra bir arkadaşım aracı için bildiğim iyi bir sigorta var mı diye sorunca aklıma geldi Generali Ali diye:) Reklamları aklımda kalmış demek ki… Üşenmedim gittim sizin için aradım.
Zorunlu Trafik Sigortası veya kasko için Generali’nin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’i veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabiliyorsunuz. Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor. Bildiğiniz size özel bir sigortacınız oluyor:)
Bu arada Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Tüm dünyada 65 milyonu aşkın müşterisi varmış. Bir sigorta şirketi için oldukça güvenilirler yani.

Bugünlerde Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri varmış. Eğer yakın zamanda zorunlu trafik veya kasko sigortası yaptıracaksanız Generali’den teklif almadan yaptırmayın derim. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapıldığı için indirimler de kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor.
Hemen teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin.
1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir. *

Zorunlu Trafik Sigortası veya kasko için Generali’nin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’i veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabiliyorsunuz. Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor. Bildiğiniz size özel bir sigortacınız oluyor:)
Bu arada Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Tüm dünyada 65 milyonu aşkın müşterisi varmış. Bir sigorta şirketi için oldukça güvenilirler yani.
Bugünlerde Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri varmış. Eğer yakın zamanda zorunlu trafik veya kasko sigortası yaptıracaksanız Generali’den teklif almadan yaptırmayın derim. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapıldığı için indirimler de kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor.
Hemen teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin.
1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir. *
Size Özel Bir Sigortacınız Olsun İster Miydiniz?
23 Mart 2014 Pazar
21 Mart 2014 Cuma
Susturulamayan Che şarkısı
Usta Yönetmen Costa Gavras'ın 1973 tarihli État de siège / Sıkıyönetim (Görünmeyen Ayaklanma) filminden şu an ülke olarak yaşadıklarımızı özetleyen umut dolu bir sahne. İzlenilsin izlettirilsin.
*

*
Susturulamayan Che şarkısı
10 Mart 2014 Pazartesi
9 Mart 2014 Pazar
Tutucuların sığınağı sansür
Atilla Dorsay, “Tutucu iktidarın tek sığınağı, ‘genel ahlaka aykırı’ gibi yuvarlak bir tanımlama” dedi. SE-YAP Başkan Yardımcısı Yamaç Okur, yönetmeliğin değişmesi gerektiğini vurguladı. SİYAD Genel Sekreteri Deniz Yavuz ve sinema yazarımız Sungu Çapan da ‘Yasağa hayır!” dedi.
Ünlü yönetmen Lars von Trier’in son filmi “Nymphomaniac”ın Türkiye gösteriminin Sinema Genel Müdürlüğü’ne bağlı Değerlendirme ve Sınıflandırma Üst Kurulu tarafından yasaklanması sinema dünyasında tepkiyle karşılandı. Atilla Dorsay, “Tutucu iktidarın tek sığınağı, ‘genel ahlaka aykırı’ gibi yuvarlak bir tanımlama” derken, Sinema Eserleri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) adına üst kurulda yer alan ve yasaklama kararına karşı çıkan iki üyeden biri olan Yamaç Okur, Sinema Yönetmeliği’nin 11. maddesine dikkat çekti. Okur, “Genel ahlak, kamu düzeni gibi muğlak kavramlar var. Onlarla birlikte yönetmelikte birçok madde değişmeli” dedi. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Genel Sekreteri Deniz Yavuz ise yasakların vatandaşların haklarını kısıtladığını belirterek “Uygun bulmadığınız bir filmi izlemezsiniz, beğenmezseniz ya da rahatsız olursanız çıkarsınız salondan. Sağlıklı insanlar için durum bu kadar basit” diye konuştu. Filmin gösterimi, üst kurul tarafından “yoğunlukla pornografik görüntü ve diyaloglar içermesi, ayrıca genel ahlaka aykırı, çocukların ve gençlerin ruh sağ- lığını etkileyici olumsuz örnek oluştu- ran görüntü ve etkiler içermesi nede- niyle” yasaklanmıştı.
‘Yasaklama hoş görülemez’
Atilla Dorsay (Sinema Eleştirmeni)
Kendi adıma bayıldığım bir film değil. Filmle ilgili olumsuz bir eleştiri de yazmıştım. Ama bu, yasaklanmasını hoş görmemiz anlamına gelmez. Dünyada yasak sistemi kalktı, yaş sınırlandırılması var. Bizde de durumun böyle olduğunu sanıyordum, kararı duyunca şaşırdım. Eskiden bu noktada Kültür Bakanlığı’ndan medet umulurdu. İçinde bulunduğumuz ortamda bunu beklemek saflık olur. Tutucu iktidarların tek sığınağı “genel ahlaka aykırı” gibi yuvarlak bir tanımlama. Ben yine de sağduyunun galip geleceğine ve herkesin merak ettiği bu filmi izleyeceğine inanıyorum.
‘Bu zihniyetten ne beklenir ki?’
SUNGU ÇAPAN (Cumhuriyet sinema yazarı)
Lars Von Trier’in seks bağımlılığını, cinsellik olgusunu ‘sado-mazo’ her yönüyle ele alarak konu edinen, hazmı zor, son “olay filmi” “Nymphomaniac/ İtiraf”ı seyretmiş biri olarak bu filmin yasaklanmasını bekliyordum, desem ukalalık olmaz sanırım. Çünkü dini imanı para olan ve sanat dahil her alana el atan muhafazakâr AKP zihniyetinden başka ne beklenir ki zaten?
‘Yönetmelik değişmeli’
YAMAÇ OKUR (SE-YAP Başkan Yardımcısı)
Dernek adına üst kurulda görevliydim ve karara şerh koydum. Nedeni çok basit: Herhangi bir sinema filminin ticari dolaşıma girmeme kararını doğru bulmuyorum. Yönetmelik değişikliği talebimiz var ve bu konuda Sinema Genel Müdürlüğü’yle ilişki içindeyiz. Onlar da farkındalar, 11. madde başta olmak üzere birçok madde değişmeli. Onun dışında başka bir sıkıntı da yaş sınıflandırmasıyla ilgili. Sınırlandırma bilimsel ölçütlerle değerlendirilmeli. Kıstasın ne olduğu net bir şekilde yönetmelikte belirlenmeli. Ayrıca genel ahlak, kamu düzeni gibi muğlak kavramlar var. Bunlardan uzaklaşmamız gerekiyor. Filmin dağıtımcı firması hukuki yollara başvurursa bu emsal bir karar olur.
Uyarıya ‘evet’, yasağa ‘hayır’
DENİZ YAVUZ (SİYAD Genel Sekreteri)
DENİZ YAVUZ (SİYAD Genel Sekreteri)
Sanat eserlerinin yasaklanması, sanatçıların engellenmesinin bu çağda, hiçbir yasada ve iradede yeri yoktur. Televizyonda rahatsız olduğunuz
bir şeyle karşılaşırsanız cihazı kaparsınız. Aynı şekilde uygun bulmadığınız bir filmi izlemezsiniz; beğenmezseniz ya da rahatsız olursanız çıkarsınız salondan. Sağlıklı insanlar için durum bu kadar basit. “Nymphomaniac” ile ilgili durumdan öte yönetmeliklerde bu kararların alınmasını sağlayan düzenlemelerin ortadan kaldırılması gerekiyor. İlgili kurum, insanların ruh sağlığını, hakkını elbette gözetmek zorunda ve bununla ilgili yaş sınırı uyarıları yapmakta. Yasaklayarak birçok vatandaşın kimi haklarını kısıtlamış olmuyor muyuz?
bir şeyle karşılaşırsanız cihazı kaparsınız. Aynı şekilde uygun bulmadığınız bir filmi izlemezsiniz; beğenmezseniz ya da rahatsız olursanız çıkarsınız salondan. Sağlıklı insanlar için durum bu kadar basit. “Nymphomaniac” ile ilgili durumdan öte yönetmeliklerde bu kararların alınmasını sağlayan düzenlemelerin ortadan kaldırılması gerekiyor. İlgili kurum, insanların ruh sağlığını, hakkını elbette gözetmek zorunda ve bununla ilgili yaş sınırı uyarıları yapmakta. Yasaklayarak birçok vatandaşın kimi haklarını kısıtlamış olmuyor muyuz?
***
Filmin dağıtımcısından yasağa tepki
Sansür hortladı!
“Nymphomaniac” filminin Türkiye dağıtım haklarını elinde bulunduran Özen Filmcilik ve Umut Sanat Filmcilik, dün yasak kararını avukatlarıyla değerlendirdikten sonra bir ön açıklama yaptı. “Türkiye’de sanata sansür dönemi yeniden hortlamıştır” denilen açıklamada, Lars Von Trier’in Nymphomaniac Vol.I ve II filmlerinin tüm dünyada 16 veya 18 yaş sınırı getirilerek, kesilmeden ve mozaiklenmeden seyirciyle buluştuğuna dikkat çekildi.
Dağıtım şirketi, filme getirilen sansür ve atacakları hukuki adımlarla ilgili 7 Mart Cuma günü Ortaköy Feriye Sineması’nda bir basın açıklaması yapacak.
Öte yandan, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin direktörü Serra Ciliv, yasak kararının çok üzücü olduğunu söyleyerek, bu kararın festivallerin bağımsız olmasının önemini bir kez daha gösterdiğini söyledi. Ciliv, “Biz iyi ki festivaliz, iyi ki sansürden muafız ve bu filmi izleyiciyle buluşturabildik” dedi.
Lars von Trier’in filmi, kendisi tarafından “denetlenmiş” versiyonuyla iki bölüm halinde !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilmişti.
Film, 5-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek 33. İstanbul Film Fe
Sansür hortladı!
“Nymphomaniac” filminin Türkiye dağıtım haklarını elinde bulunduran Özen Filmcilik ve Umut Sanat Filmcilik, dün yasak kararını avukatlarıyla değerlendirdikten sonra bir ön açıklama yaptı. “Türkiye’de sanata sansür dönemi yeniden hortlamıştır” denilen açıklamada, Lars Von Trier’in Nymphomaniac Vol.I ve II filmlerinin tüm dünyada 16 veya 18 yaş sınırı getirilerek, kesilmeden ve mozaiklenmeden seyirciyle buluştuğuna dikkat çekildi.
Dağıtım şirketi, filme getirilen sansür ve atacakları hukuki adımlarla ilgili 7 Mart Cuma günü Ortaköy Feriye Sineması’nda bir basın açıklaması yapacak.
Öte yandan, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin direktörü Serra Ciliv, yasak kararının çok üzücü olduğunu söyleyerek, bu kararın festivallerin bağımsız olmasının önemini bir kez daha gösterdiğini söyledi. Ciliv, “Biz iyi ki festivaliz, iyi ki sansürden muafız ve bu filmi izleyiciyle buluşturabildik” dedi.
Lars von Trier’in filmi, kendisi tarafından “denetlenmiş” versiyonuyla iki bölüm halinde !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilmişti.
Film, 5-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek 33. İstanbul Film Fe
***
Sinema Genel Müdürü yasağı savundu
Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AFP haber ajansına bir açıklamaya yaparak, “Nymphomaniac” filminin “pornografik görüntüler ve kadına karşı aşırı şiddet içermesi nedeniyle” yasaklandığını belirtti.
“Bu film porno kategorisinde” diyen Erkul, filmin çoğunluğu alışveriş merkezlerinde bulunan sinema salonlarında gösteriminin uygun olmadığını söyledi.
“Demokratik ülkelerde eleştiri normal” diyen Erkul, filmin 33. İstanbul Film Festivali’nde gösterileceğini anımsatarak, dolayısıyla genel bir yasağın söz konusu olmadığını ifade etti.
Sinema Genel Müdürü yasağı savundu
Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AFP haber ajansına bir açıklamaya yaparak, “Nymphomaniac” filminin “pornografik görüntüler ve kadına karşı aşırı şiddet içermesi nedeniyle” yasaklandığını belirtti.
“Bu film porno kategorisinde” diyen Erkul, filmin çoğunluğu alışveriş merkezlerinde bulunan sinema salonlarında gösteriminin uygun olmadığını söyledi.
“Demokratik ülkelerde eleştiri normal” diyen Erkul, filmin 33. İstanbul Film Festivali’nde gösterileceğini anımsatarak, dolayısıyla genel bir yasağın söz konusu olmadığını ifade etti.
Kaynak: “Tutucuların sığınağı sansür”, Aslı Uluşahin, Cumhuriyet, 4 Mart 2014
alıntı yapılan site "http://www.siyahbant.org/?p=2783"
*
Tutucuların sığınağı sansür
Sinemacılardan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Açık Mektup
Sinemacılardan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Açık Mektup
Sanata yönelik sansürü araştıran, belgeleyen ve sansürle mücadele etmeyi amaçlayan Siyah Bant girişimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın etkinliklerde gösterilecek yerli filmlere kayıt-tescil zorunluluğu getirmesine karşı, bu uygulamanın geri çekilmesi için sinemacılarla birlikte bir imza metni hazırladı.
Aralarında Nuri Bilge Ceylan, Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu, Tayfun Pirselimoğlu, Onur Ünlü ve Yeni Sinema Hareketi yönetmenlerinin de olduğu 211 sinemacı ve sinema sektörünün büyük bölümünü kapsayan 40’a yakın festival, meslek örgütü, sendika, yapım ve dağıtım şirketinin imzaladığı mektupta, sanatsal etkinliklerde filmlerin gösterimi için istenen kayıt-tescil uygulamasının, san
Ayrıca mektupta filmlerin kayıt-tescil edilmesi için geçmeleri gereken Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulları’nın kriterlerinin muğlaklığı, siyasi ve ahlaki gerekçelerle yasaklamaya varan uygulamaları eleştirildi. Son olarak Lars von Trier'in 'Nymphomaniac' filminin ticari gösterimine ve dolaşımına izin verilmeyerek açık bir sansür uygulandığı ve bunun kabul edilemeyeceği belirtildi.
Sansüre yönelik girişimlerin karşısında kararlılıkla duracaklarını belirten imzacılar, ilgili yönetmeliklerin sektör ile işbirliği halinde yeniden düzenlenmesini, Kurulların filmlerin “ticari dolaşıma ve gösterime giremez” kararı verme yetkisinin kaldırılmasını, Kurul kararlarında ifade özgürlüğü ve sinema sanatının özgünlüğünün gözetilmesini ve sanatsal etkinliklerde filmlerin kayıt-tescil belgesi istenmeksizin özgürce gösterilmesini talep ediyor.
Açık mektup ve imzası bulunan sinemacılar, meslek örgütleri, sendika ve festivallerin listesi aşağıdadır.
Siyah Bant
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA AÇIK MEKTUP
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye’de düzenlenen film
festivallerine ve çeşitli kültür sanat kurumlarına 2014 Ocak ayında gönderdiği bir yazıyla, etkinliklerde gösterilecek yerli filmlerin kayıt ve tescil edilmiş olması zorunluluğunu vurgulayarak, gösterimlerin yapıldığı mekânlarda denetimlerin yapılacağını ve kuralın ihlali halinde yaptırım uygulanacağını bildirdi.
festivallerine ve çeşitli kültür sanat kurumlarına 2014 Ocak ayında gönderdiği bir yazıyla, etkinliklerde gösterilecek yerli filmlerin kayıt ve tescil edilmiş olması zorunluluğunu vurgulayarak, gösterimlerin yapıldığı mekânlarda denetimlerin yapılacağını ve kuralın ihlali halinde yaptırım uygulanacağını bildirdi.
Kayıt-tescil, başvurusu mevcut yönetmeliklere göre ancak bir yapımcı şirket
tarafından yapılabilen ve filmlerin sınıflandırma ve değerlendirme kurulundan
geçmesiyle sonuçlanan bir süreçtir. Dolayısıyla sanatsal etkinliklerde gösterilecek olan filmlere yönelik olarak (özellikle yapımcı belgesine sahip olmadıklarından dolayı kayıt tescil yaptıramayan kısa film ve belgeseller) gönderilen bu yazı, sinema sektöründe karışıklığa ve huzursuzluğa yol açmıştır.
tarafından yapılabilen ve filmlerin sınıflandırma ve değerlendirme kurulundan
geçmesiyle sonuçlanan bir süreçtir. Dolayısıyla sanatsal etkinliklerde gösterilecek olan filmlere yönelik olarak (özellikle yapımcı belgesine sahip olmadıklarından dolayı kayıt tescil yaptıramayan kısa film ve belgeseller) gönderilen bu yazı, sinema sektöründe karışıklığa ve huzursuzluğa yol açmıştır.
Bir filmin yaş sınıflandırması ve değerlendirilmesinin yapılması dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bir gerekliliktir. Ancak kriterleri son derece muğlak olan Değerlendirme ve Sınıflandırma yönetmeliği doğrultusunda Alt ve Üst Kurul üyeleri, daha ziyade ahlaki ya da siyasi nedenlerle filmlere yüksek yaş sınırları getirerek gösterimini kısıtlayabildiği gibi, “ticari dolaşıma giremez” kararı alarak açık bir şekilde sansür uygulayabiliyor. Filmlerin kayıt-tescil zorunluluğu üzerinde oluşturulan bu kontrol mekanizması, sanatsal ifade özgürlüğünü açıkça tehdit ediyor. Son olarak Lars von Trier’in ‘Nymphomaniac’ filmi için Sınıflandırma ve Değerlendirme Üst Kurulu tarafından ticari dolaşım ve gösterime çıkamaz kararı verildi. Mevcut yönetmeliğin 11. maddesinde belirtildiği üzere “kamu düzeni, genel ahlak, küçüklerin ve gençlerin ruh ve beden sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasada öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda” film yasaklanmıştır.
Aşağıda imzası bulunan sinemacılar, sinema yazarları, meslek örgütleri, sendika ve festivaller olarak şunları talep ediyoruz:
• Kayıt ve Tescil ile Sınıflandırma ve Değerlendirme yönetmelikleri, sinema sektörü ile istişare edilerek hızla yeniden düzenlenmeli; yeni yönetmelikte yaş
sınıflandırmasına uluslararası kabul edilmiş olan bilimsel ölçütler getirilmelidir.
Özellikle, Değerlendirme Kurulları’nın, filmlere ticari dolaşıma ve gösterime
giremez kararı verme yetkisi kaldırılmalıdır.
sınıflandırmasına uluslararası kabul edilmiş olan bilimsel ölçütler getirilmelidir.
Özellikle, Değerlendirme Kurulları’nın, filmlere ticari dolaşıma ve gösterime
giremez kararı verme yetkisi kaldırılmalıdır.
• Film festivallerinde ve her türlü sanatsal etkinlikte filmler, kayıt-tescil belgesi istenmeksizin özgürce gösterilmelidir.
• Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurullarında kararlar alınırken, kanunca reşit
olarak tanımlanan reşit bireylerin seçme ve ifade özgürlüğü ve sinema sanatının
özgünlüğü gözetilmelidir.
olarak tanımlanan reşit bireylerin seçme ve ifade özgürlüğü ve sinema sanatının
özgünlüğü gözetilmelidir.
Süreci yakından takip edeceğimizi ve sansüre yönelik kararların karşısında
duracağımızı, her koşulda mesleki özgürlüğümüzü savunmaya hep birlikte ve
kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyu huzurunda duyuruyoruz.
duracağımızı, her koşulda mesleki özgürlüğümüzü savunmaya hep birlikte ve
kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyu huzurunda duyuruyoruz.
İMZA VERENLER:
!F İstanbul Film Festivali, 1001 Belgesel Film Festivali, Alternatif Medya Derneği, Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Anadolu Kültür, Ankara Film Festivali, Aram Tigran Sanat Akademisi, Atlantik Film, Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB), Cam Film, Canlandıranlar Yetenek Kampı ve Festivali, Cegerxwîn Sanat Akademisi, Documentarist Uluslararası Belgesel Film Festivali, Doliche Filmcilik, Filmamed, Belgesel Film Festivali, Filmmor Kadın Filmleri Festivali, Hangi İnsan Hakları Film ,Festivali, İşçi Filmleri Festivali , Kibrit Film, Mavi Düşler Sanat Merkezi, Mithat Alam Film Merkezi, Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği, Pembe Hayat KuirFest, Puruli,Kültür Sanat, Ret Film, Senaryo ve Diyalog Yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği(SENARİSTBİR), Senaryo Yazarları Derneği (SEN-DER), Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SE-YAP), Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY), SİNESEN, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, Uluslararası Kısa Film Festivali, Van Ahtamar Film Festivali, Yeni Sinema Hareketi, Yılmaz Güney Film Festivali, Z1 Film Atolyesi
Ahmet Gürata, Ali Vatansever, Ali Aydın, Alp Birol, Alpgiray M. Uğurlu, Altay Özbek, Artorius Sayar, Aslı Şahin, Aslı Ertürk, Aslı Erdem, Aslı Filiz, Aslı Özge, Aycan Çetin, Aydın Orak, Aydın Erel, Ayfer Tunç, Ayşe Çetinbaş, Ayşebengi Çelik, Ayşen Günsu Teker, Ayşin Akbulut, Ayten Başar, Balım Tanriöver, Belma Baş, Belmin Söylemez, Berat İlk, Berke Göl, Betül Esener, Bilal Babaoğlu, Birol Elginöz, Burak Acar, Burhan Gün, Can Kılcıoğlu, Çayan Demirel, Cem Öztüfekçi, Cenk Örtülü, Çetin Baskın, Çiğdem Mater, Çiğdem Vitrinel, Claudine Avetyan, Deniz Yeşil, Deniz Koçak, Deniz Akçay Katıksız, Dersu Yavuz Altun, Derviş Zaim, Devrim Akkaya, Didem Ayberkin, Dilde Mahalli, Dilek Gökçin, Doğa Kılcıoğlu, Ebru Karaca, Ebubekir Çetinkaya, Elif Ergezen, Elif Taşçıoğlu, Emel Çelebi, Emin Alper, Emine Yıldırım, Emrah Dönmez, Emrah Kalan, Emre Akay, Emre Yeksan, Ender Yeşildağ, Enis Köstepen, Erdem Murat Çelikler, Esra Ciliv, Ethem Özgüven, Ezgi Yalınalp, Faruk Karaçay, Fatma Çolakoğlu, Fatma Karanfil, Ferit Karahan, Fırat Yücel, Funda Ödemiş, Gaye Boralıoğlu, Gül Meriç Özen, Güldenay Somunut, Güliz Sağlam, Güliz Kucur, Gülsüm Tansu Öz, Gürcan Keltek, Hakkı Kurtuluş, Halit Fırat Yazar, Haluk Ünal, Hasan Tuna Balkan, Haşmet Topaloğlu, Hatice Aslan, Hatyak Yakar, Hilmi Etikan, Hüseyin Karabey, İlham Bakır, İlker Berke, İlker Barış, İlksen Başarır, İmre Azem, İnan Güngören, İnan Temelkuran İnci Uluçay, İpek Türktan Kaynak, İsmet Arasan, Janset Pacal, Kazım Gündoğan, Kazım Öz, Kemal Öner, Kemal Alptekin, Kerem Topuz, Kibar Dağlayan Yiğit, Kıvanç Yalçıner, Korkut Akın, M. Cem Öztüfekçi, M. Özgür Candan, Mahmut Fazıl Coşkun, Medet Dilek, Mehmet Rasim Doğan, Mehmet Şafak Turkel, Melik Saraçoğlu, Memik Horuz, Metin Yeğin, Metin Avdaç, Mithat Alam, Müjde Mizgin Arslan, Murat Muslu, Murat Ayman, Murat Zubi, Murat Düzgünoğlu, Nadir Öperli, Nalan Merter Savaş, Nazif Çoşkun, Nazlı Durlu, Necati Sönmez, Nedim Hazar, Nejla Demirci, Neşe Şen, Nesimi Yetik, Nesra Gürbüz, Nezahat Gündoğan, Nida Karabol Akdeniz, Nihal Katipoğlu, Nihal G. Koldaş, Nihan Küçükural, Nil Perçinler, Nil Güleç Ünsal, Nilgün Öneş, Nur Sürer, Nuran Evren Şit, Nuri Bilge Ceylan, Nuriye Bilici, Oğuz Kaynak, Ömer Tuncer, Ömür Atay, Önder Çakar, OnurÜnlü, Orcun Oksar, Ozan Turgut, Özcan Vardar, Özcan Alper, Özkan Yılmaz, Özkan Küçük, Özlem Sarıyıldız, Pelin Esmer, Pınar Uysal, Ramin Matin, Recep Yener, Reha Erdem, Reis Çelik, Reyhan Tuvi, Rıza Kocaoğlu, Şafak Orbay, Sedat Yılmaz, Selçuk Akman, Selim Evci, Selin Vatansever, Semih Dindar, Senem Aytaç, Seren Yüce, Serkan Çakarer, Serkan Acar, Sevgi Saygı, Sevil Demirci, Seyfettin Tokmak, Seyhan Kaya, Sinan Güngör, Sinemis Candemir, Soner Sert, Şükran Kuyucak Esen, Süleyman Demirel, Tahsin İşbilen, Tamer Baran, Tarık Tufan, Tayfun Pirselimoğlu, Tolga Esmer, Tuğçe Taçkın, Türker Korkmaz, Ufuk Karalı, Uğur Egemen İres, Ümit Kıvanç, Ümit Ünal, Veli Kahraman, Vural Çavuşoğlu, Vuslat Saraçoğlu, Yamaç Okur, Yaşar Yenigün, Yasin Ali Türkeri, Yavuz Özkan, Yeşim Ustaoğlu, Yonca Ertürk, Zeynel Koç, Zeynel Aslankaya, Zeynep Dadak, Zeynep Nilüfer Özçelik, Zeynep Özbatur Atakan
*
Sinemacılardan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Açık Mektup
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











































