jafar panahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jafar panahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2015 Pazar

Altın Ayı İran'a gitti



Bu yıl 65.si düzenlenen Uluslararası Berlin Film Festivali (Berlinale)'de altın ayı ödülü İranlı yönetmen Jafar Panahi'nin Taksi filmine verildi. Ülkesinden çıkması yasaklanan Panahi törene katılamazken, yerine ödülü yeğeni gözyaşları içinde kabul etti. Jüri başkanlığını yönetmen Darron Aranoksky'nin yaptığı jurinin dağıttığı ödüller şöyle;
  • En iyi film (Altın Ayı): Cafer Penahi/”Taksi”
  • Jüri Büyük Ödülü: Pablo Larrain/”El Club”
  • En iyi yönetmen: Radu Jude/”Aferim!”ve Malgorzata Szumowska/”Body”
  • En iyi kadın oyuncu: Charlotte Rampling/”45 Years”
  • En iyi erkek oyuncu: Tom Courtenay/”45 Years”
  • En iyi senaryo: Patricio Guzman/”El Boton de Nacar”
  • Alfred Bauer Ödülü: Jayro Bustamante/”Ixcanul”
  • En iyi ilk film: Gabriel Ripstein/”600 Millas”
  • En iyi kısa film(Altın Ayı): Na Young-kil/”Hosanna”
  • Kısa film jüri ödülü: Joanna Arnow/”Bad at Dancing”
*
Share/Save/Bookmark

20 Aralık 2010 Pazartesi

Fikirler Hapsedilemez!!!

Free Panahi

“The acclaimed Iranian filmmaker Jafar Panahi was sentenced to six years in prison today, and banned from directing and producing films for the next 20 years, his lawyer said.

Panahi, an outspoken supporter of Iran's opposition green movement, was convicted of gathering, colluding and propaganda against the regime, Farideh Gheyrat told the Iranian state news agency Isna.

"He is therefore sentenced to six years in prison and also he is banned for 20 years from making any films, writing any scripts, travelling abroad and also giving any interviews to the media including foreign and domestic news organisations," she said. Gheyrat said she would appeal against the conviction.

Panahi won the Camera d'Or award at the Cannes film festival in 1995 for his debut feature, The White Balloon, and took the Golden Lion prize at Venice for his 2000 drama, »

Panahi-i-Berlin

- Saeed Kamali Dehghan, Ian Black”

Uzun uzadıya çevirmek anlamsız.Dünya ajansları son dakika olarak geçiyor bu olayı.İran’ın ödüllü yönetmenlerinden Jafar Panini 6 yıl hapis almasının yanı sıra asıl akıl sır ermeyen bir kararla 20 yıl film yapmaktan men ediliyor.Nasıl bir rejim ki bu bütün muhaliflerini susturmak adına onlara olmadık fikri işkenceleri reva görüyor ve kendi saltanatını son sürat sürdürüyor. Zannetmesin ki yaptıkları yanına kar kalacak. Kişileri hapsedebilirsiniz ama fikirleri asla hapsedemezsiniz, özellikle de sanatçının içindeki üretme aşkını nasıl hapsedeceksiniz ki.Ülkemizde de maalesef sabıkamız pek temiz değil. Az sayıda çıkarabildiğimiz, ülkemizi dışarıda en iyi temsil edebilen nadir insanları muhalif fikirlerinden dolayı en üretken yıllarında hapisle, işkenceyle ve ya her türlü fikri baskıyla sindirmedik mi? Ne geçti elimize. Bir arpa boyu yol alamamakla kaldık uygarlık yarışında.Atı alan çoktan üsküdarı geçti. Ama yine de enseyi karatmamak lazım.Her türlü baskıya karşı insanın içindeki isyan ateşi sönmez aksine körüklenir.Yılmaz Güney örneğinde olduğu gibi  mesela. Güney bize şunu göstermişti ki sanat aşkı ne kadar bastırılırsa bastırılsın mutlaka çıkacak bir “YOL” bulur…

  Juliette-Binoche-protests-006

*
Share/Save/Bookmark

4 Mayıs 2010 Salı

Sanata ve Sanatçıya Sansür

100502-panahiDestek.hlarge

Binlerce yıllık insanlık tarihinin en başından beri hüküm süren bir çatışma bu aslında.Muktedirlerle yaratıcı insanlar arasındaki çekişmede hakim konumda olan için vazgeçilmez bir araçtır sansür.Ortaçağ döneminden kalma,insanların aydınlanmasını istemeyen bu düşünce her türlü engelleme yolunu kendine mübah olarak görür.Yönettikleri halkı hayvanlar gibi güttüklerini sanan zihniyetlerin karşılarındakileri bir insan olarak görmeyip sosyal ve sanatsal açıdan gelişmelerini engellemeye çalışmaları iktidarlarını sağlamlaştırma için başvurdukları ilk yol oluyor.Ama bir gerçek varki”Yassah kardeşimci” dayatmacı resmi ideoloji ne yaparsa yapsın sanatın insanı saran o sonsuz enerjisi karşısında boyun eğecektir.

İşte bu dayatmaya başkaldıran birkaç girişimden biri dünyaca ünlü yönetmenlerden geldi.Politik dayatmanın en yoğun yaşandığı İran’da 1 marttan beri tutuklu bulunun İran Yeni Dalga sinema akımının önde gelen yönetmenlerinden Cafer Panahi’nin serbest bırakılması için aralarında Steven Spielberg ,Martin Scorsese,Robert de Niro, Robert Francis Ford Coppola, Joel ve Ethan Coen, Michael Moore ,Oliver Stone gibi ünlü yönetmenler ortak bir dilekçe hazırlayıp imzaladılar.İran’lı yöneticiler Panahi'yi, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Haziran 2009'da yeniden seçildiği Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından başlayan gösterilerle ilgili bir film hazırlamakla suçluyordu.Böyle demokratik başkaldırı İran’da nasıl karşılanır bilinmez ama sanatın birleştiriciliği adına güzel bir örnek.

Ayrıntılı bilgi için Facebook’daki FREE Jafar PANAHİ grubu; ve dilekçe örneği ;

http://www.petitiononline.com/FJP2310/petition.html

Bir başka sansüre tepki olayı ise ünlü dizi South Park’ın yapımcılarından geldi.Yakın zamanda Hz.Muhammed ile ilgili yine sansürle alakalı bölümden sonra islam dünyasından gelen yoğun tepkiler sonucu devam etmesi gereken bölüm otosansüre uğradı ve kesintiye uğradı.Bunun üzerine dizinin yaratıcı ekibi yine yaratıcılıklarını kullanarak dizini fanlarına bir mektup yayınladılar.İşte mektubun tam metni;

Michael Lloyd, Production Assistant:


Dear South Park Fans,
Bleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeep!
Blee-b-b-b-bleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeep.
Bleep!

89a_production_office_censored

*
Share/Save/Bookmark