altın portakal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın portakal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2019 Salı

Altın Portakal 'Özüne Dönüyor'!



Türkiye’nin en uzun soluklu sinema etkinliği Antalya Altın Portakal Film Festivali için takvimler yaklaşırken festivalin basın ile ilk buluşması bugün Antalya’da gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev sahipliğinde düzenlenen ve festivalin idari direktörü Cansel Çevikol Tuncer ile festival yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu’nun da katıldığı basın buluşmasında, festivalin yenilikleri ve değişimi ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bu yıl Türkan Şoray’ın ikonik görüntüsünü afişine taşıyan Antalya Altın Portakal Film Festivali56. yaşını kutlayacak ve 26 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini Antalyalı sinemaseverlerle buluşturacak.
1964 yılından bugüne Türkiye sineması ve film sektörünün en önemli buluşma noktası olan ve Asya ile Avrupa kıtasının en prestijli film festivallerinden birine dönüşen Antalya Altın Portakal Film Festivali56. kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 26 Ekim – 1 Kasım 2019 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin basın ile ilk buluşması bugün (20 Ağustos Salı) Antalya’da gerçekleşti. 
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev sahipliğinde ve Antalya Altın Portakal Film Festivali İdari Direktörü ve ANSET Genel Müdürü Cansel Çevikol Tuncer ile festivalin yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu’nun katılımıyla yapılan basın buluşmasında festivalin bu yılki yenilikleri ve teması kamuoyuyla ilk kez paylaşıldı.
Festival afişinde Türkan Şoray var!Festivalin afişini de tanıtan Tuncer, Türkan Şoray’ın ikonik görüntüsünün kullanılmasını da şu sözlerle açıkladı: “Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin öze dönüş yolculuğunu bu yılın görsel kimliğine de yansıtıyor ve sinemamızın sultanı Türkan Şoray’ı festival afişine taşıyoruz. Şoray, festivalin ilk yılı olan 1964’te, bir diğer Metin Erksan filmi “Acı Hayat”taki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu seçilmişti ve ulusal yarışmanın geri döndüğü bu yıl, onun eşsiz görüntüsüyle merhaba demek bizim için çok anlamlı” dedi.
Ulusal sinemanın kalbi oldu
1964 yılında Dr. Avni Tolunay’ın öncülüğünde Antalya’da başlayan ve bugüne dek Metin ErksanYılmaz GüneyBilge OlgaçAtıf YılmazYavuz TurgulÖmer KavurZeki DemirkubuzYeşim UstaoğluNuri Bilge Ceylan ve Reha Erdem gibi bir çok usta ismin sinema yolculuklarındaki en önemli duraklardan biri olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, yıllar içinde ulusal sinemanın kalbinin attığı bir etkinliğe dönüştü. 
Festivalin Türkiye sinemasına sektörel bir katkı sağlamak amacıyla başlattığı, Antalya Film Forum birçok genç ve bağımsız sinemacıya destek sağlayarak Antalya’yı sinemamızın en önemli ulusal endüstri merkezine dönüştürmüştür. Kurmaca Pitching, Kurmaca Work in Progress, Belgesel Work in Progress, Sümer Tilmaç Antalya Film Destek Fonu platformlarından oluşan Antalya Film Forum, yapım süreci halen devam eden birçok filmin yanı sıra Kelebekler (Tolga Karaçelik), Kız Kardeşler (Emin Alper), Daha  (Onur Saylak), Güvercin  (Banu Sıvacı), Borç (Vuslat Saraçoğlu), Son Çıkış (Ramin Matin), Mr. Gay Syria (Ayşe Toprak), Güven (Sefa Öztürk) gibi ulusal ve uluslararası festivallerde ödüllerle karşılanan yerli yapımların yaratılmasında da önemli bir kapı olmuştur. 
Aralarında István SzabóFrancis Ford CoppolaEmir KusturicaCatherine DeneuveBob RafelsonAbbas KiarostamiBahman GhobadiAsghar Farhadi,Theresa RussellKrzysztof Zanussi, Helen Mirren, Paul VerhoevenFaye DunawayHarvey KeitelMickey RourkeAudrey TautouAdrien Brody’nin de olduğu bir çok dünya yıldızını Antalya’da ağırlayan Antalya Altın Portakal Film Festivali, elde ettiği organizasyonel kalite standartları ve kendine özgü yapısı ile Uluslararası Film Yapımcıları Dernekleri Federasyonu (FIAPF) tarafından tanınarak dünyanın önde gelen film festivalleri arasına girmiştir.
*
Share/Save/Bookmark

12 Haziran 2012 Salı

40 sene önce bugün

40 sene önce bugün40 sene önce bugün 2

kaynak: Milliyet gazete arşivi http://gazetearsivi.milliyet.com.tr

*
Share/Save/Bookmark

16 Ekim 2011 Pazar

48. Altın Portakallar sahiplerini buldu





























Bu yıl hayli hareketli,bol laf sokmalı geçen antalya'da altın portakal nihayet sahiplerine verildi.Müjde Ar başkanlığında sadece kadınlardan oluşan juri her ne kadar anlamlı bir oluşum da olsa izleyenleri ve sinema yazarlarını pek memnun etmişe benzemiyor.


Sinema yazarlarındaki ortak görüş ise kadın bakış açışıyla değerlendirilip ortak bir sinema görüşünde uzlaşamadıkları.Özellikle en iyi film olarak Güzel Günler Göreceğiz'in seçilmesinde çok ciddi itirazlar yükseldi.Çoğunlukla Ümit Ünal'ın Nar filminin hakkının yenildiği yönünde düşünceler hakim.Ayrıca sırf en iyi oyuncu ödülünü Erdal Beşikçioğlu'na vermek için Zenne'deki rölüyle Erkan Avcı'ya en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünün verilmesi şaşırtıcıydı.Zira Zenne'de hikayesi anlatılan kişiyi canlandıran Erkan Avcı rolüyle kime yardımcı olmuştu diye soranlar var.



Bir de ödül töreni hikayesi var ama ona girmeyeceğim.Yıllarca anlatmaktan dilimizde tüy bitti ama hala olumlu bir gelişme yok.Kabul etmeli artık sanırsam biz ödül töreni düzenleyemiyoruz.O kadar sıkıcı,o kadar baştan savmaydı ki insanın izleyesi gelmiyor.Ortalarında koltukların yarısının boşalması mı dersin,eşofmanla ödül almaya çıkanlar mı dersin,sosyal mesaj vermek için kasanlar mı dersin ne ararsan vardı.Sonuç olarak bir Oscar töreni olsun bir Cannes töreni gibi elit törenler bunlar bize uzak kavramlar şu an için.





Ulusal Uzun Metraj:
En İyi Film: Güzel Günler Göreceğiz (Hasan Tolga Pulat)
En İyi İlk Film: Zenne (Caner Alper-Mehmet Binay) 

Kadınlar Jürisi Özel Ödülü: Nar (Ümit Ünal)
En İyi Yönetmen: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)
En İyi Senaryo: Emre Kavuk (Güzel Günler Göreceğiz)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Kenan Korkmaz (Lüks Otel) - Norayr Casper (Zenne)
En İyi Müzik: Frank Schreiber, Hemin Derya (Yürüyüş)
En İyi Kadın Oyuncu: Devin Özgür Çınar (Geriye Kalan)
En İyi Erkek Oyuncu: Erdal Beşikcioğlu (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Tilbe Saran (Zenne) - Nesrin Cavadzade (Güzel Günler Göreceğiz)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Erkan Avcı (Zenne)
En İyi Kurgu: Kalendar Hasan (Güzel Günler Göreceğiz)
En İyi Sanat Yönetmeni: Giyasettin Şehir (Yürüyüş)
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: “En İyi Film” Lüks Otel, “En İyi Müzik” Ömer Erciyes (Lüks Otel), “Çocuk Oyuncular” Okan Koç (Öngörüye Ağıt), Yusuf Berkan Demirbağ (Can), Abdullah Ado ve Nujiyan Kilgi (Yürüyüş)
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Canavarlar Sofrası (Ramin Matin)

Antalya Kent Konseyi Seyirci Ödülü: Can (Raşit Çelikezer)

Uluslararası Uzun Metraj: 
En İyi Film Ödülü: “On the Edge - Sınırda” (Leila Kilani)
Uluslararası Uzun Metraj Jüri Özel Ödülü: Welcome to Germany - Almanya (Yasemin Samdereli)
Gençlik Jurisi Ödülü: “Goodbye - Güle Güle” (Mohammad Rasoulof)

Belgesel Ödülleri: 
En İyi Belgesel Film Ödülü: Bedensiz Ruhlar (Sabite Kaya)
En İyi İlk Belgesel Film Ödülü: Oğlunuz Erdal (Tunç Erenkuş) - Geçmiş Mazi Olmadı (Mehmet Özgür Candan)
Jüri Özel Ödülü: Arabeks (Gökhan Bulut ve Cem Kaya)
Jüri Özel Ödülü: Kadim (Okan Avcı)

Kısa Film Ödülleri: 
En İyi Kısa Film Ödülü: Dua (Tuna Balkan)
Jüri Özel Ödülü: Kırmızı Alarm (Emre Akay)
Jüri Özel Ödülü: İnfantil Amnezi (Can Mengilibörü)

SİYAD Ödülleri: 
En İyi Ulusal Uzun Metraj: Zenne (Caner Alper , Mehmet Binay)
En İyi Uluslararası Uzun Metraj: Goodbye - Güle Güle (Mohammad Rasoulof)

Halkın Portakalı:
 
Rengim-Rengim Grubu 
*
Share/Save/Bookmark

9 Ekim 2011 Pazar

Sanatçı Duruşu

rutkay-aziz

 

 

 

 

Bu yılki Altın Portakal film festivali hayli hareketli başladı.Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı(Aksav)’nın ortaklaşa düzenlediği festival “Açılış ve Onur Ödülleri” töreni ile bir açıldı pir açıldı.Tüm haberlerde özellikle sosyal medyada hayli yer alan Rutkay Aziz’in konuşması büyük bir olay yarattı.Uzun zamandır unutulan sanatçı duruşuna dair deyim yerindeyse ders vardi Rutkay üstad.Kendisine verilen sanatta sosyal sorumluluk ödülüne yaraşır şekilde bunu sonuna kadar hakettiğini bir kez daha ortaya koydu.Sanatçının toplumun aynası olduğu ve her zaman ona ışık götürme,aydınlatma sorumluluğunu göstererek son dönemlerdeki ülkemizde olanlara kayıtsız kalmadığını açıkca gösterdi.Bunu yaparkende eylemden çok sözün gücüne sığınarak yapması sanatçı duruşunun ve yaratıcılığın en büyük örneğiydi.

Üstad’ın sözlerini bir kez daha dikkatli okumak ve anlamak lazım..

''Umarım faşizm ve darbe döneminden geçen ülkelerin sinemacıları da bu örneği kendi ülkelerinde paylaşırlar. Dilerim bu ödülü hak etmişimdir. Ola ki moda deyimle 'bir döneklik' olursa, bu verdiğiniz ödülü özgürce geri alma hakkına sahipsiniz. Gerçek sanatçılar ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür. Benim ülkemde tanık olduğum, hukukun üstünlüğünün yittiği, adaletsiz bir kalkınma girişiminin hızla yol aldığı, parasız eğitim pankartı açan öğrenci arkadaşımın 16 ay hapis yatması... Dünyanın hiçbir ülkesinde kadın, çocuk bu kadar tacize, cinayete maruz kalmıyor. Dünyanın gerçeği, savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü... Sinema, Şarlo'nun dediği gibi bir barış sanatıdır ve kendi içindeki barış niteliğini koruyarak dünyaya katkı sağlayacaktır.''

*
Share/Save/Bookmark

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Geç Gelen Altın Portakallar


Ülkemizin en köklü sinema festivallerinden Antalya altın portakal film festivali bu yıl bir ilki gerçekleştirerek 1979 ve 1980 yıllarında verilemeyen ödülleri bu yıl vermeyi planlıyor.Geç gelenler altın portakallar başlığı altında verilecek ödüllerde o zamanın şartları yüzünden onurlandıralamayan filmlere bu yıl iade-i itibar yapılacak.1979 yılında sansür kurulunun Yavuz Pağda'nın yönettiği "Yolcular",Yavuz Özkan'ın yönettiği "Demiryol" ve Ömer Kavur'un yönettiği "Yusuf ile Kenan" filmlerini yasaklayıp bazı bölümlerini kesmek istemesi üzerine tüm yapımcı ve yönetmenler tepki için bütün filmleri yarışmadan çekmişti.Bunun üstüne festival yönetimi onurlu bir duruş sergileyerek sansür konusunda dikkat çekme adına ödül törenini iptal etmişti.Ertesi yıl da açılış gününden bir gün önce gerçekleşen 12 Eylül Darbesi bırak sinema dünyasını ülkedeki bütün herşeyi ve her kurumu derinden etkilemiş ve Türk siyaseti ve bunun uzantılarından biri olarak Türk Sineması yıllar boyunca sürecek bir duraklama dönemine girmişti.

Yarışmanın juri üyeliklerini o zamanın da juri üyelerinden Emre Kongar, Hale Soygazi, Doğan Hızlan, Atilla Dorsay ile dönemin Antalya Belediye Başkanı Selahattin Tonguç üstlenecek.

1979 yılında O yıl, Feyzi Tuna'nın "Seninle Son Defa", Ümit Efekan'ın "Töre", Orhan Aksoy'un "Altın Şehir" ve "İsyan", Erden Kıral'ın "Kanal", Cüneyt Arkın'ın "Vatandaş Rıza", Metin Erksan'ın "Sensiz Yaşayamam", Korhan Yurtsever'in "Kara Kafa", İhsan Yüce'nin "Bebek", Yavuz Pağda'nın "Demiryol", Yavuz Özkan'ın "Demiryol" ve Ömer Kavur'un "Yusuf ile Kenan" adlı filmleri yarışacaktı. 




 1980 yılında ise ülke adım adım terörün içine batarken ve askerin postal sesleri yavaş yavaş duyulmaya başlanladığı bir ortamda 17. kez açılan festival açılış gününden bir gün önce gerçekleşen darbe ile sıkıyönetimin sokağa çıkma yasağı yüzünden iptal edilmişti.O yıl yarışma bölümünde Atıf Yılmaz'ın "Adak", Zeki Ökten'in "Sürü" ve "Düşman", Zeki Alasya'nın "Doktor", İhsan Yüce'nin "Bebek", Yavuz Pağda'nın "Yolcular", Yavuz Özkan'ın "Demiryol", Ömer Kavur'un "Yusuf ile Kenan", Erden Kıral'ın "Bereketli Topraklar Üzerinde", Tuncel Kurtiz'in "Gül Hasan" ve Süreyya Duru'nun "Derya Gülü" adlı filmleri yarışacaktı. *
Share/Save/Bookmark