19 Şubat 2017 Pazar

6. Sinema Bloggerları Ödülleri Adayları


EN İYİ FİLM
  • American Honey
  • Arrival
  • Elle
  • The Handmaiden
  • La La Land
  • Manchester by the Sea
  • Moonlight
  • The Salesman
  • Sing Street
  • Toni Erdmann

EN İYİ YÖNETMEN
  • Andrea Arnold | American Honey
  • Damien Chazelle | La La Land
  • Barry Jenkins | Moonlight
  • Kenneth Lonergan | Manchester by the Sea
  • Denis Villeneuve | Arrival

EN İYİ ERKEK OYUNCU
  • Casey Affleck | Manchester by the Sea
  • Ryan Gosling | La La Land
  • Jake Gyllenhaal | Nocturnal Animals
  • Shahab Hosseini | The Salesman
  • Peter Simonischek | Toni Erdmann

EN İYİ KADIN OYUNCU
  • Rebecca Hall | Christine
  • Isabelle Huppert | Elle
  • Sandra Hüller | Toni Erdmann
  • Natalie Portman | Jackie
  • Emma Stone | La La Land

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
  • Mahershala Ali | Moonlight
  • Ralph Fiennes | A Bigger Splash
  • Lucas Hedges | Manchester by the Sea
  • Shia LaBeouf | American Honey
  • Michael Shannon | Nocturnal Animals

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
  • Viola Davis | Fences
  • Naomie Harris | Moonlight
  • Riley Keough | American Honey
  • Nicole Kidman | Lion
  • Michelle Williams | Manchester by the Sea

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO
  • Captain Fantastic | Matt Ross
  • La La Land | Damien Chazelle
  • Manchester by the Sea | Kenneth Lonergan
  • The Salesman | Asghar Farhadi
  • Toni Erdmann | Maren Ade

EN İYİ UYARLAMA SENARYO
  • Arrival | Eric Heisserer
  • Elle | David Birke
  • The Handmaiden | Jong Seo-kyeong, Park Chan-wook
  • Moonlight | Barry Jenkins, Tarell Alvin McCraney
  • Nocturnal Animals | Tom Ford

EN İYİ TOPLU PERFORMANS
  • American Honey
  • A Bigger Splash
  • Captain Fantastic
  • Manchester by the Sea
  • Moonlight

EN İYİ KURGU
  • American Honey | Joe Bini
  • Arrival | Joe Walker
  • La La Land | Tom Cross
  • Manchester by the Sea | Jennifer Lame
  • Moonlight | Joi McMillon, Nat Sanders

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ
  • Arrival | Bradford Young
  • La La Land | Linus Sandgren
  • Moonlight | James Laxton
  • The Neon Demon | Natasha Braier
  • Nocturnal Animals | Seamus McGarvey

EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI
  • Arrival | Patrice Vermette, Paul Hotte
  • Fantastic Beasts and Where to Find Them | Stuart Craig, Anna Pinnock
  • Hail, Caesar! | Jess Gonchor, Nancy Haigh
  • The Handmaiden | Ryu Seong-hie
  • La La Land | David Wasco, Sandy Reynolds-Wasco

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI
  • Fantastic Beasts and Where to Find Them | Colleen Atwood
  • Florence Foster Jenkins | Consolata Boyle
  • The Handmaiden | Jo Sang-gyeong
  • Jackie | Madeline Fontaine
  • La La Land | Mary Zophres

EN İYİ FİLM MÜZİĞİ
  • Arrival | Jóhann Jóhannsson
  • Jackie | Mica Levi
  • La La Land | Justin Hurwitz
  • Moonlight | Nicholas Britell
  • Nocturnal Animals | Abel Korzeniowski

EN İYİ MAKYAJ & SAÇ TASARIMI
  • Deadpool
  • Florence Foster Jenkins
  • Jackie
  • The Neon Demon
  • Star Trek Beyond

EN İYİ SES
  • Arrival
  • Deepwater Horizon
  • Hacksaw Ridge
  • La La Land
  • Rogue One: A Star Wars Story

EN İYİ GÖRSEL EFEKT
  • Arrival
  • Deadpool
  • Doctor Strange
  • The Jungle Book
  • Rogue One: A Star Wars Story

EN İYİ YERLİ FİLM
  • Baskın
  • İftarlık Gazoz
  • Kalandar Soğuğu
  • Rüzgarda Salınan Nilüfer
  • Tereddüt

EN İYİ İLK FİLM
  • 10 Cloverfield Lane | Dan Trachtenberg
  • Deadpool | Tim Miller
  • Kubo and the Two Strings | Travis Knight
  • Swiss Army Man | Dan Kwan, Daniel Scheinert
  • The Witch | Robert Eggers

EN İYİ ANİMASYON
  • Kubo and the Two Strings
  • Moana
  • The Red Turtle
  • Sausage Party
  • Zootopia

EN İYİ BELGESEL
  • 13th
  • Cameraperson
  • Fire at Sea
  • Francofonia
  • O.J.: Made in America

EN KÖTÜ FİLM
  • Assassin’s Creed
  • Batman v. Superman: Dawn of Justice
  • Fifty Shades of Black
  • Kolpaçino 3. Devre
  • Suicide Squad


*
Share/Save/Bookmark

17 Şubat 2017 Cuma

Saturdox Belgesel Buluşmaları Başlıyor

Saturdox'un 8. Yılını, Hafıza Merkezi ile işbirliği içinde "zorla kaybetmeler" temasına ayırıyoruz.
Zorla kaybetme, tarihinde darbeler, etnik çatışmalar ve iç savaşlar olan devletlerin, muhalif grupları bastırma ve sindirme amacıyla uyguladığı şiddet yöntemlerinden biridir. 1970-80'li yıllarda Latin Amerika'da, Brezilya, Şili ve Arjantin gibi ülkelerde devletler, "kaybetme stratejisini", kendilerini siyasi özne olarak ortaya koyan işçiler, köylüler, öğrenciler, sendikacılar gibi farklı kesimlere karşı yaygın bir şekilde uyguladı. Kavram yeni olmakla beraber, bu taktik ne bu kıtaya, ne de bu döneme özgü. Zorla kaybetme pratiği, Latin Amerika'dan sonra Filipinler, El Salvador, Sri Lanka, Bosna ve Suriye gibi çok farklı coğrafyalarda da uygulandı. Kaybetmenin bilinen en eski emsali ise Nazi rejiminin "Gece ve Sis" kod adıyla 1941'de yürürlüğe soktuğu yönerge olarak biliniyor. Zorla kaybetmeler ve kayıplar bir dönem ağırlıkla askerî diktatörlüklerle ilişkilendirilirken, bugün özellikle iç çatışmalarda kullanılan küresel bir olgu haline geldi.
Türkiye bağlamında devletin insanları zorla kaybetmesinin tarihi Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzansa da, bu suçun yaygın ve sistematik bir biçimde uygulanışı, TSK ile PKK arasında 1984'te başlayan silahlı mücadele bağlamında Kürtlere yönelik olmuştur. İstanbul merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan Hakikat Adalet Hafıza Merkezi (Hafıza Merkezi) yürüttüğü belgeleme ve hukuki faaliyetlerden hareketle, Türkiye'de zorla kaybetmelerle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaya, mağdurları adalet arayışlarında desteklemeye ve bu ihlaller ile ilgili toplumsal hafızayı güçlendirmeye yönelik faaliyetler yürütüyor. 
Bu tema bağlamında, 25 Şubat'ta başlayıp 6 Mayıs 2017 tarihine kadar sürecek olan 8. SaturDox Belgesel Buluşmaları'nda iki haftada bir gösterim olmak üzere toplam 8 belgesel sunulacak. Depo, Documentarist ve Hafıza Merkezi'nin işbirliğiyle hazırlanan programda,
Türkiye'den Lübnan'a, Şili'den Bosna Hersek'e, Arjantin'den Kıbrıs'a kadar dünyanın muhtelif köşelerinden birbirine hem benzeyen hem de öznel koşulların ürünü olan "zorla kaybedilme" hikâyeleri sunulacak. Programın ilk ve son etkinliğinde, gösterimin ardından uzman konukların katılımıyla birer sunum gerçekleştirilecek.
Gösterim Programı: SaturDox 2017

25 Şubat, Cmt. 19:00
O İklimde Kalırdı Acılar (Kêl / The Endless Grief)
Yön. Zeynel Koç, Cenk Örtülü
2014, 54'
Türkiye
Söyleşi: "Türkiye'de Zorla Kaybetmeler ve Cezasızlık", Melis Gebeş, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hukuk Çalışmaları Programı
Toplu mezarlarda yakınlarının kemiklerini arayan insanlar ve onları fotoğraflayan belgesel fotoğrafçısı Selim... "Babama son görevimi yapamadım" diyen Adnan'ın, "Bir mezarımız olsaydı derdimizi anlatırdık" diyen Türkan annenin, "Yüreğinin üstündeki taşa kurban olayım!" diyen Şerife ananın hikâyelerini dinlerken, Selim de kaybettiği oğlunun bir mezarının olmayışının ağırlığını taşımaya çalışır. Devlet, toplu mezarları kepçelerle, iş makineleriyle açıp kayıp yakınlarına bir travma daha yaşattığında, Kürt coğrafyasında adalet adına kat edilmesi gereken epey bir yol olduğunu görür.

11 Mart, Cmt. 19:00
Uykusuz Geceler (Layali Bala Noom / Sleepless Nights)
Yön. Eliane Raheb
2012, 128'
Lübnan
Bir zamanlar Lübnan Birlikleri'nde üst düzey istihbarat memurluğu yapmış ve iç savaş sırasındaki kanlı eylemleri yüzünden suçluluk hisseden Assaad Shaftari ile 1982'de kaybolan oğlu genç komünist savaşçı Maher'i hâlâ arayan Maryam Saidi'nin geceleri uykusuz geçmektedir. Bir çıkış yolu arayan karakterleri izleyen film, kendini iyileştirmekten aciz görünen bir toplumda, affetmenin ve günahlardan arınmanın mümkün olup olmadığını sorguluyor.

 25 Mart, Cmt. 19:00
Gelecek Bizimdir (El Futuro Est Nuestro / The Future is Ours)
Yön. Ernesto Ardito, Virna Molina
2015, 110'
Arjantin
"Gelecek Bizim", 1976 yılında diktatörlük döneminde Arjantin'in en prestijli liselerinden olan Colegio Nacional de Buenos Aires'te eğitim görürken kaçırılıp kaybedilen gençlerin hikâyesini anlatıyor. Bu prestijli okuldan, 15-19 yaşlarında 108 öğrenci dönemin hükümeti tarafından öldürüldü. Bu gençler, 70'li yılların başında gençleri organize eden en büyük sosyalist devrim için mücadele eden politik grubun kurucusuydular. Çok güzel günler geçiriyorlardı, ta ki dostlukları ve aşkları askerî kuvvetlerin şiddetiyle kesilene dek...

8 Nisan, Cmt. 19:00
Vicenta (animasyon)
Yön. Carla Valencia Davila
2014, 5'
Ekvator
Taşralı bir kadın Bolivya'dan Şili'ye göç eder ve burada hayatını idame ettirebilmek için çamaşır yıkar. Bekâr bir anne olmasının yanı sıra yoksullukla da tek başına mücadele eder. Yıllar sonra Pinochet'nin askerî diktatörlüğü döneminde büyük oğlu tutuklanır ve siyasi bir tutsak olur.
Sedef Düğme (El botón de nácar / The Pearl Button)
Yön. Patricio Guzman
2015, 82'
Şili
Bir önceki belgeseli "Işığa Özlem"de çölün ve bu çölde yitip gidenlerin hikâyesini anlatan Şilili yönetmen Patricio Guzman, bu kez dünyadaki yaşamın temel kaynağı olan suyun hafızasına kulak veriyor. "Sedef Düğme", okyanusta bulunan iki gizemli düğmenin hikâyesini kovalarken Şili topraklarının karanlık geçmişine, Pinochet'nin diktatörlüğüne ve "beyaz adam"ın lanetine rol biçiyor; geçmişin hayaletleriyle cebelleşiyor. Belgeseli Guzman'ın "hafıza" ve "geçmiş duygusu" üzerine yazdığı bir makale film olarak nitelemek de mümkün. Film Berlinale 2015'te En İyi Senaryo Dalında Gümüş Ayı ödülü kazanmıştır.

22 Nisan, Cmt. 19:00
Beni Hatırla (Sjeti Me Se / Remember Me)
Yön. Azra Hodzic
2014, 20'
Bosna Hersek
"Beni Hatırla", Bosna Hersek'teki çatışmalar sırasında babaları kaybedilen iki genç kadının güçlü hikâyesini anlatıyor: biri babası Keraterm kampına alındığında sadece iki yaşında olan Hasema, diğeri de babası kaybolduğunda birkaç aylık olan Lejla. Zorla kaybetmeler, Bosna Hersek'te 1992-1995 çatışmalarında işlenen en fena suçlar arasındaydı ve bundan, kaybedilenlerin çocukları özellikle etkilendi.
Privé
Yön. Heddy Honigmann
2000, 55'
Hollanda
Siz hiç, bir şey çalarken yakalandınız mı? Çocukken bakkaldan sakız da mı çalmadınız? Peki yönetmenin bu filmde yaptığı görüntü hırsızlığı sayılabilir mi? Bunları geçtik, ya başkasının hayatını sevdiklerinden çalanlar? On Emir'in "Çalmayacaksın" maddesi üzerine yapılmış, kayıplar olgusuna "hırsızlık" penceresinden de bakmamızı öneren derinlikli bir düşünme egzersizi.

6 Mayıs, Cmt. 19:00
Bu Bekleyiş (In This Waiting)
Yön. Anna Tsiarta
2011, 70'
Kıbrıs
Kıbrıs'ta 1960'lardaki çatışmalar ve Türkiye'nin 1974'te adada gerçekleştirdiği askeri işgal sırasında yaklaşık iki bin Rum ve Türk kayıplara karıştı. Filmde bu kayıplardan yedisinin yakınları yürek parçalayıcı hikâyelerini paylaşıyor: Onlarla birlikte oldukları son anlardan sevdiklerinin olası akıbetini aydınlatmaya başlayan yakın dönemdeki kazılara kadar... Bir yandan o sırada yaşadıklarıyla ve geleceğin belirsizliğiyle baş etmeye çalışırken,  bu hikâyeler söz konusu olayların sadece yaşamlarını değil bölünmüş vatanlarını da nasıl şekillendirdiğini açığa vuruyor.
Söyleşi: "Bölünmenin 43. Yılında Kıbrıs'ta Geçmişle Yüzleşme ve Barış İnşası", Fezile Osum, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İnsan Hakları Hukuku Bölümü

*
Share/Save/Bookmark

13 Şubat 2017 Pazartesi

Bafta Ödülleri Sahiplerini Buldu


İşte 70.BAFTA Ödüllerini kazananların listesi

·          En İyi Film: La La Land
·          En İyi Yönetmen: Damien Chazelle - La La Land
·          En İyi Yabancı Dilde Film: Son Of Saul
·          En İyi İngiliz Filmi: I, Daniel Blake
·          En İyi Erkek Oyuncu: Casey Affleck - Manchester By The Sea
·          En İyi Kadın Oyuncu: Emma Stone - La La Land
·          En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Dev Patel - Lion
·          En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Viola Davis - Fences
·          En İyi Özgün Senaryo: Manchester By The Sea
·          En İyi Uyarlama Senaryo: Lion
·          En İyi Belgesel: 13th
·          En İyi Animasyon Filmi: Kubo & The Two Strings
·          En İyi Görüntü Yönetimi: La La Land
·          En İyi Kurgu: Hacksaw Ridge
·          En İyi Görsel Efekt: The Jungle Book
·          En İyi Özgün Müzik: La La Land
·          En İyi Yapım Tasarımı: Fantastic Beasts And Where To Find Them
·          En İyi Makyaj: Florence Foster Jenkins
·          En İyi Kostüm Tasarımı: Jackie
·          En İyi Ses: Arrival
·          En İyi Kısa Animasyon Filmi: A Love Story
·          En İyi Kısa Film: Home
·          En İyi Çıkış (İngiliz Yazar/Yönetmen/Yapımcı): Babak Anvari, Emily Leo, Oliver Roskill, Lucan Toh - Under The Shadow

·          Yükselen Yıldız Ödülü: Tom Holland


*
Share/Save/Bookmark

2 Şubat 2017 Perşembe

!f İstanbul’da Gidilesi 10 Film


Canımızın paresi, 11 festivalin sultanı !F İstanbul bağımsız filmler festivali başlıyor. İstanbul’un en güzel zamanları kesinlikle festival zamanlarıdır. Çoğu sinefil için festival programları bir vize, bir final sınavıymış gibi üstünde çalışma gerektirir. Ve bu süreç en az film izlemek kadar keyiflidir. Lakin program açıklanır açıklanmaz tüm filmler içinde insan kaybolmuyor değil. Hele benim gibi beyaz yakalı bir sinefilseniz mesai saatlerine denk gelen filmleri elemek ve optimum bir program yapmak daha da zorlaşıyor. İşte bu yüzden “çok seçenek var, hangisine gitsek acaba” diye dövünen bünyelere ilaç gibi gelecek bir liste ile karşınızdayım. Tamamen kendi kişisel zevklerim ve beklentilerim doğrultusunda oluşturduğum bu tavsiye listesinde gidilesi 10 filmi listelemeye çalıştım. Şimdiden herkese keyifli seyirler dilerim.

Midnight Return: The Story Of Billy Hayes And Turkey (Geceyarısı Ekspresi’ne Dönüş: Billy Hayes ve Türkiye’nin Hikayesi) – Yönetmen: Sally Sussman Morina
Ülkemizde, sinemayla iç içe olmayanların bile bildiği 1978 yapımı Geceyarısı Ekspresi o yıllarda oldukça ses getirmiş ve dünya kamuoyunda Türkiye ve Türkler algısını oldukça zedelemişti. Tek taraflı ve ofansif bir şekilde Türkleri hedef alan film ülkemizde yasaklanmıştı. Kitabın yazarı Billy Hayes, filmin yönetmeni Alan Parker ve senarist Oliver Stone yıllarca bundan sorumlu tutulmuştu. Billy Hayes’in yıllar sonra Türkiye’ye gelmesini ve kendi iç hesaplaşmasını anlatan bu film, bu yılki seçkide en merakla beklediğim yapım kesinlikle.
T2 Trainspotting – Yönetmen: Danny Boyle
Festivali düzenleyenlerin kendi deyimiyle “20 yıl sonra gelen, devam filmi gibi olmayan bir devam filmi” Trainspotting T2, festivalden öte bu yılın en merakla beklenen yapımlarından biri muhakkak. Danny Boyle’nin 1996 yapımı ilk filmi vizyona çıktığında oldukça ses getirmişti ve en iyi uyarlama senaryo dalında Oscar adayı olmuştu. Total dergisine göre tüm zamanların en iyi İngiliz filmleri listesinde dördünce olan ilk film kült statüsüne çok erken çıkartılmıştı. 20 yıl sonra gelen devam filmi bakalım ilk film kadar ses getirecek mi, ya da ilk filmin ekmeğini yiyen vasat bir devam filmleri kervanına mı katılacak? Ayrıca belirtmek gerek ilk film de bu yılki seçkide yer alıyor.
The Rolling Stones Olé Olé Olé! : A Trip Across Latin (The Rolling Stones: Latin Amerika’da Bir Yolculuk Hikâyesi) – Yönetmen: Paul Dugdale
!f İstanbul’un en sevdiğim tarafı kesinlikle müzikle olan ilişkisi. Her yıl diğer festivallere nazaran en iyi müzik temalı film seçkisi yapıyorlar. Bu yıl da beni oldukça heyecanlandıran filmler mevcut. Bunlardan ilki efsane grup Rolling Stones’un efsanevi Havana konserini anlatan belgesel kesinlikle kulağımızın pasını silecek gibi. Daha önce yayınlanmayan canlı performans ve konser görüntülerini merakla bekliyorum açıkçası.
Oasis: Supersonic – Yönetmen: Mat Whitecross     
Seçkideki diğer bir grup filmi ise, yine bir efsane grubu anlatan Oasis:Supersonic. Bu efsaneyi yaratan Liam ve Noel Gallagher kardeşlerin hikâyesi ile tüm zamanların en iyi rock grubu nasıl kurulur dersi de diyebiliriz. Filmi bir başka değerli kılan da filmin yapımcısı Asaf Kapadia. Daha önce Amy belgeseli ile gönlümde ayrı bir yere yerleşmişti ve peşinen diyebilirim ki Kapadia’nın yaptığı her işe gözü kapalı onay verebilirim.
Shot! The Psycho-Spiritual Mantra Of Rock (Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası) – Yönetmen: Barnaby Clay
Seçkideki son tavsiye edebileceğim müzik filmi ise rock tarihini fotoğraflarıyla yazan efsane fotoğrafçı Mick Rock’un hayatından hareketle yıldızlar geçidine sahip olan Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası. David Bowie, Syd Barrett, Blondie, Queen daha ne olsun.
Sausage Party (Sosis Partisi) – Yönetmen: Greg Tiernan, Conrad Vernon
Filmin tanımım yazısını okumak yeterli sanırsam. Bir sosis ve bir sandviç ekmeğinin aşk hikâyesi. Bir süpermarkette kendilerinin seçilmelerini her şeyden çok isteyen market eşyaları, sosis ve sandviç ekmeğinin bu seçilişin aslında onları için bir son olduğunu keşfetmeleri ve diğer satılan eşyaları buna inandırmaları üzerine güzel bir animasyon. İnsan, konusunu okuduğunda “bunu nasıl bir kafa aklına getirir” demeden edemiyor.
Buster’s Mal Heart (Buster’ın Hasta Kalbi) – Yönetmen : Sarah Adina Smith
Mr. Robot’u ve onun sempatik weirdo’su Rami Malek’i sevenlerin programda hemen gözüne çarpıcak bir film Buster’ın Hasta Kalbi. Mr. Robot ile Emmy ödülüne layık görülen Malek’in bu ilk sinema deneyiminde nasıl bir performans göstereceği merak konusu.
Moonlight (Ay Işığı) – Yönetmen: Barry Jenkins
Yılın en çok konuşulan filmlerinden biri Moonlight. En son en iyi film dalında Oscar adayı oldu. Diğer güçlü rakipleri arasından sıyrılır mı bilinmez ama !f’in bu yılki seçkisinin en önemli filmi kesinlikle. Festival tanıtımı insanın merakını ikiye katlatıyor. “Bu yılın en iyisi. Çıkınca size hem yenilenmiş hem de çırılçıplak hissettirecek bir film.” Özellikle Amerika’daki devlet aygıtlarının siyahiler üstündeki baskını arttırdığı bu günlerde siyahi bir Amerikalı gencin, öncesinde ona yazılan kaderini yaşamasının perdeye yansıması ilginç olacak gibi.
La Tortue Rogue (Kırmızı Kaplumbağa) – Yönetmen: Midhaël Dudok de Wit
Studio Ghibli denilence önce bir duracaksınız. Oradan kötü bir şeyin çıkmasının imkânı yok kesinlikle. Oscar ödüllü Hollandalı animasyon yönetmeni Midhaël Dudok de Wit ve Studio Ghibli’nin ortaklığındaki La Tortue Rogue Cannes film festivalinde Belirli Bir Bakış bölümünden jüri özel ödülüyle ayrıldığını da belirtelim
Planetarium – Yönetmen: Rebecca Zlotowski
Natalie Portman şu aralar Jackie performansıyla oldukça övülüyor. Bu filmde de spiritüalizm ekseninde, Black Swan’daki gibi karanlık bir rolde Portman’ın neler yapacağını merak ediyorum.


*
Share/Save/Bookmark

30 Ocak 2017 Pazartesi

!f İstanbul sinema ve müzikle şifa arıyor!


İş Bankası Maximum Kart’ın 5. kez ana partnerliğinde düzenlenecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, yılın en çok konuşulan filmlerinin Türkiye galalarına evsahipliği yapıyor, müzik filmleri ve etkinlikleriyle !f’çileri bir araya getiriyor, bu yıla özel sohbetleriyle ilham vermeye devam ediyor. 34 ülkeden 146 yönetmenin toplam 126 filminin gösterileceği festival bu yıl “İyileştiren Şeyler” temasıyla yola çıkıyor, 16-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor.

İş Bankası Maximum Kart’ın 5. kez ana partnerliğinde düzenlenecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 16-26 Şubat 2017 tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart 2016 tarihleri arasında ise Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music filmleri ve etkinlikleriyle müzik tutkunlarının odağı olacak, !f Yarın ile sanal gerçeklik dünyasının sınırsız dünyasına sürükleyecek, dijital yayın ağı !f ² ile de 32 farklı kente !f filmlerini götürecek.
!f İstanbul 2017: İyileştiren Şeyler!
!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali bu yıl temasını “İyileştiren Şeyler” olarak belirledi. Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği kaosa karşı “iyileştiren şeyler” önerecek olan !f İstanbul, seyirciyi filmlerde, müzik etkinliklerinde ve bu yıla özel sohbetlerde buluşturup birlikte şifa yolları aramaya davet edecek.

!f İstanbul’u “Moonlight/Ay Işığı” açıyor!
16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin açılış filmi, en son Altın Küre Ödülleri’nde drama dalında En İyi Film seçilen “Moonlight/Ay Işığı” olacak. Variety’nin 2016’nın en dikkat çeken yönetmenler listesinde işaret ettiği Barry Jenkins’in ustalık eseri sayılan film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere 8 daldaki adaylığıyla Oscar yarışının en güçlü adaylarından biri…

“Brother/Sister” üçlemesiyle tanınan, modern tiyatronun en parlak ve ödüllü oyun yazarlarından Tarell Alvin McCraney’nin hayatından otobiyografik izler taşıyan “In Moonlight Black Boys Look Blue” adlı oyunundan uyarlanan “Ay Işığı”, üç farklı zamanda geçen ve bir çocuğun büyüme ve kendini keşfetme hikâyesini konu alıyor. Trevante Rhodes, Ashton Sanders, Alex R. Hibbert, Naomie Harris, André Holland, Mahershala Ali, Jharrel Jerome, Jaden Piner ve Janelle Monáe’den oluşan oyuncu kadrosuyla eleştirmenleri ve seyirciyi adeta büyüleyen film; James Laxton’ın duygulara hayat veren görüntü yönetimiyle de hafızalara kazınacak modern bir başyapıt.

Galalar: Yılın en çok beklenen filmleri !f’te!
Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor.
  • “Brokeback Mountain/Brokeback Dağı”, “Pi’s Life/Pi’nin Yaşamı” filmlerinin Oscar’lı yönetmeni Ang Lee’nin Kristen Stewart, Chris Tucker, Garrett Hedlund ve Vin Diesel gibi isimleri buluşturduğu, sinema tarihinde ilk kez uygulanan yeni bir teknoloji kullanarak ultra-yüksek kare hızıyla çektiği son filmi “Billy Lynn's Long Halftime Walk/Billy Lynn'in En Uzun Yürüyüşü”;
  • !f seyircisinin “Wendy and Lucy”, “Night Moves” ile de yakından tanıdığı, bağımsız sinemanın kraliçesi Kelly Reichardt’ın, Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern ve özellikle Lily Gladstone’un muhteşem oyunculuklarıyla da çok konuşulan son filmi “Certain Women/Mutlak Kadınlar”;
  • Unutulmaz “Before Üçlemesi” ve en son, Oscar’a da uzandığı “Boyhood” ile bağımsız sinemanın en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater’ın 80’lerde kolejli beyzbol oyuncusu bir grup gencin çılgın ve eğlenceli hayatını anlattığı son filmi “Everybody Wants Some!!/Herkes Biraz İster!!”;
  • Dogma 95 akımıyla başlayan kariyerini “An Education/Aşk Dersi”, “One Day/Bir Gün” gibi popüler filmlerle sürdüren Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan romantik komedisi “Their Finest/Aşkın Çekimi”;
  • Londra, Venedik film festivallerinden ödüller toplayan, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan ve bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı “Tanna”;
  • İlk filmi “Midnight Swim/Gece Dalışı” ile atmosfer yaratmadaki başarısını ikinci filminde de sürdüren Sarah Adina Smith’in Rami Malek’in başrole taşıdığı ve Kubrick’in “Shining/Cinnet”i ile karşılaştırılan gerilimi “Buster's Mal Heart/Buster’ın Hasta Kalbi”;
  • “North”, “Chasing the Wind” filmleriyle Nordik sineması takipçilerinin yakından tanıdığı Norveçli Rune Denstad’ın zorunlu göçmenlik sorununa İskandinavlara has bir mizahi yaklaşımla ele aldığı son filmi “Welcome To Norway/Norveç’e Hoşgeldiniz” ve
  • 70’lerin ikon televizyon sunucularından Christine Chubbuck’ın trajik bir sonla biten kariyerini anlatan ve özellikle başrolde Rebecca Hall’un yılın en iyi performanslarından birini verdiği “Christine”, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirci önüne çıkacak.
  • “Neighboring Sounds/Komşu Sesler” ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho’nun Cannes’da övgüyle karşılanan, özellikle başrolde Sônia Braga’nın eşsiz performansıyla hafızlara kazınan son filmi “Aquarius” ve
  • “Belle épine” ve “Grand Central” filmleriyle ödüller toplamış Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan büyüleyici fantastik filmi “Planetarium” da İstanbul galasını yapacak.
Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller
!f İstanbul’un bu yıla özel hazırladığı yeni bölümü “Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller”, belgesel sinemanın gerçeklikle olan ilgisi ve algısıyla oynayan, yaratıcı belgeselleri ağırlıyor.
  • Michal Marczak’a Sundance’te Dünya Belgeselleri dalında En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran, muazzam kamerasıyla partilerin, şehrin ve sabaha sarkan konuşmaların arasından geçerek bizi uykuyla uyanıklık arasında bir deneyime ortak eden filmi “All These Sleepless Nights/Uykusuz Her Gece”;

  • Dean Fleischer-Camp’in ev hayatını belgelemeyi seven Gary adlı sıradan bir adamın YouTube hesabını takip ederek yarattığı ve belgesel filmciliğin sınırları konusunda tartışmalar yaratan filmi “Fraud/Sahte”;

  • Gerçek aşka dair mitleri kırarak, aşk kavramını kafamızda yeniden şekillendirmemizi sağlayan “LoveTrue/GerçekAşk”;

  • Sıradan yerleri görkemli sinematografik mekânlara dönüştürmesiyle ünlü İtalyan sanatçı Yuri Ancarini’nin Katar çölünden muhteşem bir mekân yarattığı ve Katarlıların sıradan alışkanlıklarını eşsiz görüntüler eşliğinde sunduğu filmi “The Challenge/Mücadele”;

  • Şiir dünyasının unutulmaz iki şairi Paul Celan ve Ingeborg Bachmann’ın yirmi yıla yakın bir süre boyunca süren mektuplaşmalarının iki oyuncu tarafından canlandırılmasını anlatan “The Dreamed Ones/Kalp Zamanı: Ingeborg Bachmann – Paul Celan Mektuplar”, sinemada yeni bakışları keşfetmeye hazır sinemaseverleri bekliyor.

Ustalardan klasikler !f kült’te!
!f İstanbul’un sinema tarihinin gizli hazinelerini gün ışığına çıkardığı !f kült bölümünde bu yıl üç klasik birden gösterilecek.

  • John Waters’ın Divine başta olmak üzere David Lochary, Mary Vivian Pearce ve Mink Stole gibi vazgeçemediği oyuncularını başrole taşıdığı, 1970’lerin başında tüm sınırları ihlal eden ve uzunca bir süredir kayıp olan filmi “Multiple Maniacs/Masmanyaklar”;

  • David Lynch’in 90’ların başında tüm dünyayı ekranlara kilitleyen ve Nisan ayında yeni sezonunu beklemeye kilitlendiğimiz kült televizyon dizisi “İkiz Tepeler”in 1992 tarihli sinema filmi “Twin Peaks: Fire Walk with Me/İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü”;

  • !f İstanbul’un Kapanış Filmi de olan T2 Trainspotting’in 20 yıl öncesini anlatan, Danny Boyle klasiği “Trainspotting”, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirciyle buluşacak.
!f music: #ŞifaOlsun
İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen !f music, bu yıl altıncı yaşını kutluyor ve !f İstanbul’un “İyileştiren Şeyler” temasından aldığı ilhamla #ŞifaOlsun mottosuyla yola çıkıyor.

  • !f music bu yıl da yılın beklenen müzik filmlerini buluşturuyor. Bunlardan ilki, efsanevi The Rolling Stones’un 2016 turnelerinin son ayağı olan Havana konserinin perde arkasını anlatan “The Rolling Stones Olé Olé Olé!: A Trip Across Latin America/The Rolling Stones: Latin Amerika'da Bir Yolculuk Hikâyesi”. Hollywood Reporter’ın “Konser performanslarını kayda alan benzer müzik filmlerinden çok daha fazla sözü olan, beklenmedik biçimde duyguyla yüklü” sözleriyle övdüğü film, grubun tarihindeki en önemli anlardan birisine, Havana’da verdikleri ücretsiz, 1.2 milyon kişinin coşarak izlediği efsanevi saatlere tanıklık ediyor. The Rolling Stones’u Küba’da konser veren ilk yabancı grup olarak tarihe yazan bu konserden görüntülerin yanı sıra daha önce pek görmediğimiz canlı performanslarını da izleyebileceğimiz film, bir müzik filmi olmaktan öte grubun kişisel yolculuğuna da davet ediyor.

  • Bölümün merakla beklenen bir diğer filmi ise ikonik İngiliz rock grubu Oasis’in inanılması güç yükselişini konu alan “Oasis: Supersonic”. “Amy” belgeselinin yönetmeni Asaf Kapadia’nın yapımcıları arasında olduğu ve daha önce görülmemiş arşiv görüntülerine dayanan film, Manchester’ın fakir bir mahallesinden gelen Gallagher kardeşlerin üç yıl içinde tüm zamanların en büyük müzik gruplarından birine dönüşmelerinin hikâyesini anlatıyor.

  • Müzikseverler !f music’te ayrıca; gelmiş geçmiş en ünlü rock fotoğrafçısı, şair ve saykedelik kâşif Mick Rock’ın hayatına ve anılarına daldığımız, David Bowie, Syd Barrett, Blondie, Queen, Lou Reed ve Iggy Pop gibi arkadaşlarının artık ikonlaşmış fotoğraflarının nasıl çekildiğinin hikâyesini de dinlediğimiz “Shot! The Psycho-Spiritual Mantra Of Rock/Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası”;

  • Dünyaca ünlü müzisyen İlhan Erşahin tarafından East Village’da kurulan ve New York’un müzik kültürünü etkilemiş aynı adlı underground caz kulübünün hikâyesini anlatan “Nublu”;

  • İran hükümetinin baskıcı tutumlarına rağmen kendi müziklerini yapma ve albüm yayınlama mücadelesindeki iki genç DJ, Anoosh ve Arash’ın ilham verici hikâyeleri “Raving Iran/İran’da Rave”;

  • 80’lerin sonlarında melodik metal tınılarıyla ve şaşaalı giyimleriyle Japonya’da müzikal bir devrim başlatan, 1997 yılında, başarının zirvesindeyken dağılmalarıyla geride milyonlarca üzgün hayran kitlesi bırakan kült müzik grubu X Japan’ın müzikleri kadar sıradışı hikâyelerini perdeye taşıyan  “We Are X/Biz X’iz”i de izleme şansı yakalayacak.


Biletler biletix’te!
16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri  3-5 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 17-19 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix’te % 10 indirimle ön satışa çıkacak, İş Bankası Maximum Kart sahiplerine %20 indirimle ön satışa çıkacak.. Bu yıl festival biletleri biletix’ten ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.

İstanbul
Hafta içi gündüz gösterimleri (19:00 öncesi tüm seanslar)
Tam: 10 TL Öğrenci: 2 TL
Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün
Tam: 20 TL Öğrenci: 17 TL
21:30 – 22:00 seansları
Tam & Öğrenci: 22 TL

Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com
16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali
16-26 Şubat 2017 İstanbul
2-5 Mart 2017 Ankara & İzmir






*
Share/Save/Bookmark