5 Kasım 2010 Cuma

Günün Anlam ve Önemi

 v-for-vendetta-495x700 

Bugünü hatırla da asıl bunu unutma;

“Dans edilemeden yapılan devrim yapılmaya değer değildir.”

*
Share/Save/Bookmark

1 Kasım 2010 Pazartesi

Randall Slavin - Portreler

RandallSlavin02 RandallSlavin03 RandallSlavin04

*R.I.P Dennis Hopper

RandallSlavin25

RandallSlavin10 RandallSlavin09

RandallSlavin18RandallSlavin28  RandallSlavin29RandallSlavin24RandallSlavin14 RandallSlavin17

*
Share/Save/Bookmark

29 Ekim 2010 Cuma

Sanatta Son Yemek

Sanatsal bir öğenin asıl başarısı bence geniş kitleleri etkilemesiyle alakalı.Popüler kültürün birçok alanında kullanılan sanatsal figürler aslında onların ne denli insanları etki altına aldığının göstergesi.Mesela bunlardan biri dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sanatçılarıdan Leonardo Da Vinci’nin efsanevi yapıtı The Last Supper (İsa’nın Son Akşam Yemeği) tablosuna yapılan göndermelerden bir kaçı;

f9636e36c0940445edb9dd45c629002e8aa5fc8a

e279ea3bbd8fe11263bc8bedd53d77b338631f14

c45c5e668072e1cb611a919cc9cea30a1562cfde

890f7b95ab0a9adf242f593bbf44773e0d376b74

e767faa90b6f987f52af7a9c45312a164fba6d62

faa37e130c72ec61ca959be1a7919f74b2d6de20

238f557346e252bce5aeb8b951f1afd448c5262a

34e33323ad9868942f882a68db44d605fe2ad3ff

42122f695a26ab7b6f45a4fbd9dad2fb4dbfd7c6

*
Share/Save/Bookmark

Kim Kaç Adam Öldürdü

expandables_body_count

*
Share/Save/Bookmark

Ciddi Bir Film

a_serious_man_image

Coen Kardeşler bu sefer kendilerine ayna tutuyorlar.Orta Amerika’nın “suburbia”larında refah düzeyi yüksek hayat yaşıyan Fizik Profesörü Larry Gopnik’in hayatına misafir oluyoruz ve tabi ki de onla beraber yahudi halkının inançlarına.Ethan ve Joel Coen’ler sinemaya getirdikleri kendi kara mizah anlayışlarını bu filmde de olağanca hızıyla sürdürüyor.2009 akademi ödüllerinde yapılan değişiklikle en iyi film kategorisinde yarışan 10 filmden biri olan A Serious Man(Ciddi Bir Adam) her ne kadar ikinci beşli kontenjanından oskar yarışına girse de en iyi film adaylarından biri olarak tarihe geçti.
No Country For Old Men(İhtiyarlara Yer Yok) ile oskara ulaşan Coen Kardeşler artık tescilli olarak sinema tarihine geçtikten sonra bunun üstüne yatmaktansa her defasında kendi çıtalarını yükselterek ilerliyorlar sinema hayatlarına.Kendi hayatlarından otobiyografik öğeler taşıyan bu filmlerinde kendi cemaatlerine ışık tutuyor Coen Kardeşler.

a_serious_man


Fizik Profesörü Larry Gopnik salonda kanepenin üstünde yaşayan istenmeyen misafiri kardeşiyle,boşanmanın eşiğindeki eşiyle,umursamaz çocuklarıyla ve farklı komşularıyla sıkıcı ve bir o kadar da gittikçe tuhaflaşan hayatının ortasında yalnız ve çaresiz bir insandır.Hayatının gidişatında olagelen musibetleri bertaraf etmedeki başarısızlığı canına tak eder ve cevaplayamadığı soruları kendi inancı içinde aramaya karar verir.Sırayla gittiği kendi çaplarında başarılı hahamlardan hayata ve yaşadıklarına dair fikirler almaya çalışır ama mizahın çıkış noktası olarak da bu cevapları istediği ölçüde alamaz.
Fizik profesörü olarak cevapları metafizikte aramak zaten başlı başına Coen kardeşlerin filmlerinde rastlayabileceğimiz türde absürtlüklerden biri olup zaten sinemalarının alameti farikası kara mizah anlayışlarını oluşturuyor.Çaresiz Kahramanımız Gopnik’ in filmin bir sahnesinde Schrödinger’in Kedisi vasıtasıyla anlattığı belirsizlik ilkesi genel anlamda dinlerinde cevap veremediği sorulara ithafen Coen’ lere göre hayatımızın ortasında duruveriyor.Çünkü aynen  Schrödinger’in kedisi gibi biz de bazen var olabiliyorduk bazen de yok olabiliyorduk.Kimi zaman yaşıyor kimi zaman kayıpları oynuyorduk.

a-serious-man-mrs-samsky


İşin dini inançlar tarafı ise yine kendi hayatlarının devamı niteliğinde yahudi inancının temelleri üstünde kuruluyor.Kahramanımız kendince sağlam inançlı bir yahudi, ki kimseye ayrıcalık tanımayacak kadar iş disiplinine sahip dürüst ve çocuklarını yahudi okuluna gönderecek kadar da iyi bir inanan.Tabi bunların üstüne rayında gitmeyen hayatı onun önüne çıkan soruları sormaya ve cevap aramaya itiyor.Ama işin ilginç yanı bu sorgulama asla inancını sorgulamaya götürmüyor.Daha çok sadece önümüze çıkan soruları sorgulamamız gerektiğini aşılayan Coen Kardeşler altan alta bir dini inanışa sahipse insan sorgulamanın anlamı yoktur mesajı veriyor.Zira ikinci hahamın ağzıyla söylettiği gibi soruyu yönlendirdiğin “ŞEY”in sana cevab(!) vermeye borçlu olmadığı metaforu dini inanışların sorgulamama özelliğine güzel bir gönderme.Tabi siyasi fikirlerini çok da perdeye yansıtmayan Coen Kardeşler için bu durum sadece bir düşünceyi resmetme biçimi.İyi ve ya kötü anlamda bir fikir ortaya koymuyorlar.Sadece insanın hayatını sorgulama biçimlerinden birini anlatıyorlar.Ki zaten tüm varoluşçu düşünürlerin bugüne kadar li çıkarımları hayatlarımıza uygulayabileceğimiz  türden pragmatik çıkarımlar değil asla.. Var olmanın dayanılma hafifliği bu olsa gerek kimse cevabını bulamıyor.Koca Kafka bulamamış biz mi bulacağız dimi? Filmin sonuna doğru da zaten Coen’lerin mesajı apaçık ortaya çıkıyor.”Hayatında başına gelen herşeyi sadelikle kabul et!”

A-Serious-Man-966075

Sonuç olarak bizim de kabul etmemiz gereken kendilerine özgü sinema dilleriyle her daim farklı işler ortaya Coen Kardeşler sinema tarihine yavaş yavaş altın harflerle kazınıyorlar.

Michael-Stuhlbarg-in-A-Serious-Man


Dipnot : Fizik konularına meraklıysanız bilginiz olsun diye Vikiden Belirsizlik ilkesi ve Schrödinger’in Kedisi..
http://tr.wikipedia.org/wiki/Belirsizlik_ilkesi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Schr%C3%B6dinger%27in_Kedisi

*
Share/Save/Bookmark

Bir Efsanenin Setinden Manzaralar

019hamm_scene joan_on_set0044617_moss_shadeshammonset0067901_pete_dressingdondraper_officechristina_hendricks_dressing_roomhamm_on_set_table**O değilde John Hamm sozüm sana kız olsam kesin …neyse:)       

*
Share/Save/Bookmark

28 Ekim 2010 Perşembe

Büyük Adamlardan Büyük Sözler VIII

jean-luc-godard 

*Eğer yaşamaya hakkım olduğuna inandığım hayatı yaşayabilseydim; film ya da sanatla uğraşmazdım.

*Amerikan sineması, gösterimdeki filmleri aracılığıyla dünyayı sömürgeleştiren, karşı konulmaz bir güç merkezidir.


Jean Luc Godard

*
Share/Save/Bookmark

27 Ekim 2010 Çarşamba

Bu Kutu Başka Kutu

Pandoranin-Kutusu-Film-Afis













"pandora kötülük dolu kabı getirip açtı. tanrıların insanlara bir hediyesiydi bu; dıştan bakıldığında güzel ,baştan çıkarıcı bir hediyeydi ve "mutluluk kabı" denmişti ona. sonra tüm kötülükler, canlı kanatlı varlıklar uçtular dışarıya: o gün bu gündür uçuşup dururlar ortalıkta ve gece gündüz zarar verirler insanlara. tek bir kötülük daha çıkamamıştı kaptan dışarıya: o sırada pandora, zeus'un isteğiyle kapatınca kapağı,kalmıştı o kötülük kabın içinde.şimdi mutluluk kabını her zaman evinde tutar insan ve bir hazinenin bulunduğunu zanneder bu kabın içinde; onun emrindedir hazine, uzatır elini canı istedikçe; çünkü bilemez. Pandora'nın getirdiği kabın kötülük kabı olduğunu ve geride kalan kötülüğün mutluluk veren en büyük şey olduğunu zanneder, umuttur o. Zeus öteki kötülüklerden de fazlasıyla eziyet çeken insanın yaşamı kestirip atmamasını hep yeni eziyetler çekmeye devam etmesini istemişti. bunun için insanlara umudu verdi: aslında kötülüklerin en kötüsüdür umut, çünkü insanın çektiği eziyeti uzatır"

fft5_mf109579

Yeşim Ustaoğlu’nun 2008 yapımı Altın İstiridye Ödüllü filmi Pandora’nın Kutusu yukarıda gibi anlatılagelen mitolojik efsanenin günümüz versiyonu gibi.İnsanlar hep umudun peşinde koştular,çektikleri eziyeti uzatacağını bile bile.Hayatta başka seçenekleri kalmayınca insanlar,pandora’nın vakti zamanında son anda kapatıp kutunun derinliklerinde hapsettiği umuda sarıldıkça sarıldı.

pandoranin-kutusu-01

Şehir hayatı içinde hayatın ritminde kaybolmuş 3 kardeşin annelerinin kaybolması haberi üstüne bu olağandışı durumun getirdiği zorunluluklarla tekrar bir araya gelişiyle başlayan olaylarla ,ebeveyn baskısından sıkılan şehirli gencin anneannesinde kendini bulmasını ustaca anlatan Ustaoğlu,oyuncu seçimleriyle de bir başka boyuta taşıyor filmin kalitesini.Hele daha sonra mutlaka değineceğim Tsilda Chelton var ki 90’larını geçmiş yaşıyla Fransa’dan kalkıp filme katkıda bulunmak için ekibe katılmasına daha en başından filmde kayda değer bir katkısını aramaksızın hakkını vermeliyiz.Artık sanat hayatından çok kendi hayatının da son demlerinde olan Chelton (ki umarım uzun yıllar daha yaşar) zorlu film temposuna artı öğrendiği Türkçeyle takdire şayan performans gösteriyor. Zaten Altın İstridye ödüllerinde en iyi oyuncu ödülüyle de bu performansını taçlandırıyor.

cc6d5sinema_pandora2

Genel olarak kendi hayatlarında boşluğa düşmüş şehirli insanının kendi boşluklarını umutlarıyla doldurma ama başaramama çabaları ekseninde gelişiyor film.Özellikle sonlara doğru kendilerince boşalmış iki insanın kendilerini tekrardan doldurmak istemeleri ya da kısacası filmde çok etkili bir sekansla anlatıldığı gibi bir tek yarım balık ekmeğe beraber diş geçirmek.İşte insanın yalnızlığıyla başa çıkmasının doğal yolu;PAYLAŞMAK…Şehirli insanın en baştan unuttuğu bu değil mi?.Tüm bencilliğimizle hayatın bize sunduğu herşeyi sömürürcesine tüketmek, ve en sonunda hayatındaki en basit soruları bile cevaplayamayacak duruma gelip kendine dağa bayıra atmak isteyen günümüzün şehirli insanı bunu da yapamayıp sıkıştıkça sıkıştı kendi kurduğu kapanda.Ya da pandora’nın ilk başta kendini kendi kutusuna kitlediği gibi.Çünkü umudun içindeyse o kutunun dışarıda da yer alamazsın, içeride sıkışıp kalmışssın demektir.

pandoranin_kutusu13

Tsilda Chelton…Onu kelimelerle anlatmaktansa tüm holigan tavrımla bağırsam yeridir.Fransa’da doğduuu Anadolulu Nazife olduuu helal olsun sana Tsilda Chelton:) Yabancı bir ülkede,yabancı bir yönetmen ve oyuncularla,yine yeni öğrendiği yabancı diliyle bu kadar müthiş bir performans ortaya koymak her oyuncunun altından kalkabileceği birşey değildir.Demek ki usta olmak için sanatın kendi diliyle anlaşmak gerekiyor.Babil’in gazabından sonra yeryüzüne yayılan 72 dilin sonucu birbirimizi anlayamamamızın tek yolu var galiba.Sanatın ortak dilinde buluşmak.İşte bunun en güzel örneği Tsilda Chelton,Yeşim Ustaoğlu ve Pandora’nın Kutusu.

Tabi bunların dışında filmin çıkmazları yok da değil.Kendi içinde sahip olduğu günümüz insanının varol(a)maması altmetniyle kurulu filmin üstüne kurduğu olaylar örgüsü bu kadar derin anlamlar çıkartılabilecek,yorumlanabilecek felsefik metinlere ne yazık ki denk olamıyor.Kabaca anlatacak olursak klişelerle resmedilen şehirli insanıyla yine bir klişeyle tam zıttı olarak gösterilen Anadolu insanın karşıtlıklarından birşeyler çıkarma çabası çok yavan kalıyor.Şehre gelen annenin şehrin hızına şaşırması gibi ve ya Anadolu insanın güvenilirliği konusunda ders verircesine yüzümüze sosyal mesajın çarptırılması gibi..Evet toplumsal ve sınıfsal farkların yarattığı insanların kendi içlerindeki çekişmelerinin sanki onların varoluşlarından kaynaklanıyormuş gibi resmedilmesi çok daha kısıtlayıcı bir durum.Entelektüel birikime sahip olupta kendine rol biçememiş boşlukta hisseden ortanca kardeş üyesi olduğu sınıfın getirdiği bunalımlardan müzdarip değilmiş de annesi ile yaşadıklarına ithafen buna sahip olduğunun vurgusu pek de yeterli gözükmüyor.Zira diğer olası durumdan da bahsedilmiş olsaydı büyük ihtimal onda da yeterli olamıyacaktı.Şehirli-köylü ekseninde insanları coğrafi analizlere mahkum etmek bu toprakların insanlarına tersten bakmaktan farkı yoktur.Hele hele son 30 yıldır yaşanan toplumsal başkalaşımın sonucu olarak globalleştikçe daha da artan uzaktaki insanların arasındaki etkileşim bu tezi çürütecek boyutta.Artık kırsallı da kalmadı kentli de.Maalesef insani ilişkiler bakımında ülkemiz koca bir köye dönüştü.Ya da daha apokaliptik bir anlatışla tanrıların gazabına uğrayan Babil’den ne farkımız var ki..

Ama sonuç olarak farklı sinema diliyle farkını ortaya koyan Yeşim Ustaoğlu Pandora’nın kutusunu bir nebze aralamış gibi.

*
Share/Save/Bookmark

14 Ekim 2010 Perşembe

Efsaneler Ölmez III

minur özkul

Kimi sitelerde öldüğüne dair çıkan söylentilere inat sen daha çok yaşa Üstad..

**http://www.twitdergi.com/ ‘dan alınmıştır.

*
Share/Save/Bookmark

İllüstrasyonlara Gel

304034_1254793908_large Tiago-Hoisel23 

304034_1210620753_submedium 304034_1196091115_submedium

 304034_1211400736_submedium304034_1203712548_large304034_1196055312_submedium 

**http://tiagohoisel.cgsociety.org/gallery/ sitesinden alınmıştır.

*
Share/Save/Bookmark