steven spielberg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
steven spielberg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2011 Salı

Kavgada Söylenmez

Yönetmenlerden özellikle sinema dünyasını derinden etkilemiş,akımlar yaratmış yönetmenlerden bunları duyacağım aklıma gelmezdi ama bir yerde rastlayınca aktarmak istedim.Öyle yönetmenlerin örnekleri var ki sinema yönetmeni olmalarını geçtim esas olarak sinema dehası,sinema kuramcısı,sosyolog ve ya filozof olarak tanımlanan bu yönetmenlerin böyle yorumlarının yer yer bayağı sözlere varacak kadar meslektaşlarına acıması olmaları düşünce ve duygu dünyalarına yakışmayacak cinsten.Belki herşeyi tüketme ekseninde konumlanan sinema endüstrisindeki gerilen ilişkilerin bir yansıması olarak görebiliriz belki de aslında onların deriden kemikten birer insan olduğunun göstergesi olabilir ya da belki hepsi birer reklamdan ibarettir.

Ama bir  de şöyle bakmak lazım,aşağıda ismi geçen yönetmenler sinemada akımlar yaratacak kadar duygunun yanınında aslen düşünce insanları.Hal böyle olunca sevinçlerinin,üzüntülerin yanında böyle de kötü atfedilen düşüncelerinin olmaları çok normal.Bunlar onların en insana dair yönleri olmalı.Mesela bir örnek vermek gerekirse yönetmenlerin birbirlerine karşı bu sözleri aklıma Woody Allen'ın son filmi Midnight in Paris'deki bir sahneyi aklıma getirdi.Sahnede kahramanımız yayınlanmamış kitabı hakkında Ernest Hemingway'in görüşünü almak istemektedir.Hemingway'in görüşü aşağıdaki sözleri haklı  çıkarır nitelikte.

Hemingway - Görüşüm şu ki nefret ettim.
Gil Pender  - Ama daha okumadın bile.
Hemingway - Eğer kötüyse,nefret ederim.Çünkü kötü edebiyattan nefret ederim.Hele de iyiyse,kıskanırım ve daha fazla nefret ederim.Başka bir yazarın görüşünü almak istemezsin.


Francois Truffaut'dan Michelangelo Antonioni'ye : "Antonioni, hakkında hiçbir güzel şey söyleyemeyeceğim tek önemli yönetmen. Beni sıkıyor; çünkü her zaman ciddi ve espri anlayışı hiç yok."

Ingmar Bergman'dan Michelangelo Antonioni'ye : "Fellini,Kurosawa ve Bunuel, Tarkovsky ile aynı çizgide ilerliyor gibi görünüyor.Ancak Antonioni'nin kendi can sıkıcılığı sebebiyle süresi dolalı çok oldu."

Ingmar Bergman'dan Orson Welles'e : "Benim gözümde sadece muzip biri; çünkü boş,ölü ve hiçbir ilgi çekici yanı yok.'Citizen Kane' ile eleştirmenlerin sevgilisi oldu ve sıkıcılıkta sınır tanımadı. Herşeyin üzerinde, gösterilen performansın hiçbir değeri yoktu. Buna rağmen, bu filmin gördüğü saygıya hala inanamıyorum."

Ingmar Bergman'dan Jean-Luc Godard'a :"Onun filmlerinden hiçbir şey anlamıyorum. Sürekli bir sahte entellektüelllik söz konusu. Sinematografik olarak hiçbir ilginç yanı yok ve son derece sıkıcı.Hayatımda böyle sıkıcı bir adam görmedim. Sanki filmlerini eleştirilmek için yapıyor."

Orson Welles'den Jean-Luc Godard'a : "Yönetmen olarak sinemaya katkısı belli; ancak benden onu bir düşünür olarak ciddiye almamı beklemeyin.Verdiği mesajlar toplu iğne başı kadar etmez."

Werner Herzog'dan Jean-Luc Godard'a: "İyi bir kung-fu filmi ile kıyaslandığında Godard'ın filmleri sahte entel parası gibi geliyor."

Jean-Luc Godard'dan Quentin Tarantino'ya: "Tarantino, prodüksiyon şirketine benim filmimin adını verdi ama keşke onun yerine para verseydi."

Jean- Luc Godard'dan Steven Spielberg'e: "Onu kişisel olarak tanıyorum; ancak filmleri o kadar da iyi değil."

Alex Cox'dan Steven Spielberg'e: "O bir yönetmen değil,şekerlemeci."

Tim Burton'dan Kevin Smith'e: "(Smith Burton'ı Planet of Apes'in sonunu kendi çizgi romanından çaldığı suçlaması üzerine) Beni tanıyanlar hayatımda hiçbir çizgi roman okumadığımı bilirler. Özellikle Smith tarafından yazılan herhangi bir şeyi okumam ise düşünülemez."
Kevin Smith'den Tim Burton'a: "Burton'ın Batman'i çektiğinde hayatında hiç çizgi roman okumadığını anlamıştım."

Kevin Smith'den Paul Thomas Anderson'a: "Onun Magnolia'sını bir daha asla izlemem; ama ibret olsun diye saklarım.Çünkü bu film bir karakterde ya da bir çalışmada davul gibi şişmiş megolomanlığın bulunmasının ne kadar kötü bir özellik olduğunu çok güzel ortaya koyuyor."

David Cronenberg'den M.Night Shylaman'a: "Bu heriften nefret ediyorum. Sıradaki soru lütfen.."

Ken Russell'dan Sir Richard Attenborough'a: "Kendini tatmin etme duygusu ve filmlerindeki tekrarlar onu bu karikatürün suçlusu yapıyor.Bu hatalar filmlerinin izleyiciye yaşattığı etkinin köküne kibrit suyu ekiyor."








*
Share/Save/Bookmark

9 Nisan 2010 Cuma

Sanata Siyaseti Alet Etmek

the_pacific_hbo Steven Spielberg ve Tom Hanks’ın Band of Brothers (Kardeşler Takımı) ’tan dokuz yıl sonra, yine aynı ekibin elinden çıkan iddialı yapımı The Pacific uzun zamandır merakla beklenen bir yapımdı.İkinci Dünya Savaşı’nın Pasifik cephesinde savaşan  üç Amerikan askerinin gerçek hikayesini anlatan mini dizi temel olarak, bu askerlerden ikisi olan Eugene Sledge ve Robert Leckie’nin yazdığı anılardan yola çıkarak, savaşın en büyük kahramanlarından John Basilone’un öyküsüne odaklanıyor.Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de merakla beklenen ve izlenen The Pacific daha 3. bölümüyle anlamsız bir tartışma yarattı.Söz konusu tartışma ise dizinin üçüncü bölümünde askerlerden Leckie  tanıştığı bir kızın evine yaptığı ziyerette annesinin zamanında İzmir’den kaçan bir rum olması ve Türklerin İzmiri işgal etmesinden bahsetmesi üstüne de İzmir'in kurtuluşunun üzerinden 4 gün sonra gerçekleşen 13 Eylül 1922’deki Büyük İzmir yangınını kastederek Türkleri suçlaması diziyi izleyenler arasında büyük bir şaşkınlığa sebep oldu.Türkiyeden binlerce kilometre ötede üstelik Türkiyenin girmediği bir savaşta Pasifik okyanusundaki çarpışmaları anlatan bir dizinin 1922’deki Türk-Yunan savaşına atıfta bulunması hiç bir mantığa dayanmıyor.

the pacific- izmir

Bunun üstüne dizinin Türkiye’deki yayıncısı Cnbc-e  ntvmsnbc sitesinden konuyla ilgili bir duyuru yaptı ve yapımcı şirket HBO’ya tepki gösterilmesini için şikayet mektubu hazırladı.1922 İzmir yangınıyla ilgili ayrıntılı bilgi ve duyuru için aşağıdaki sayfalar ziyaret edilebilir…

Ayrıca bu konuyla alakalı bir haber mi bilmiyorum ama eğer öyleyse bu konudaki reaksiyonlardan en saçma olanı milliyet’in internet sitesindeki “Hollywood filmlerinde Türk İzi” başlıklı fotoğraf albümü.Zaten konuyla alakasız bile olsa her türlü çok saçma bir haber bu.Hollywood filmlerinin kıyısında köşesinde Türkiye ile alakalı bayrak,yazı filan bulup kırmızı daire içine almak hangi akla hizmettir anlamış değilim.Tamamen eziklik duygusundan başka birşey değil bu.Dizideki geçen Türk karşıtlığının üstüne aslında Hollywood bizi sever mesajı mı var acaba bunda?

hollywoodda türk izi2 the game40 Days 40 Nights ninja assassin

 

Umut Sarıkaya çok güzel özetliyor bu durumu,başka söze gerek yok:)

umut_sarikaya[3]

*
Share/Save/Bookmark